100. Yaşında Cemal Nadir, Hayatı, Anıları, Karikatürleri ve Görüşler Cemal Nadir Caddesi

Yazar : Kamil Yavuz
İsbn : 9759658410
Yayın Tarihi : Şubat, 2002
Dil : Türkçe
Ölçü : 21 x 29,7 cm
Yayınevi : Kendimin Yayınları

İnsan ister istemez düşünüyor, bir devire damgasını vurmuş olan Cemal Nadir, nasıl oldu da unutuldu? Karikatürleriyle zirveden hiç inmeyen bir ustadan Cemal Nadir Güler'den söz ediyorum. Ölümünü takip eden ilk yıllarda Hilmi Yücebaş'ın anıları, karikatürlerini derlediği "Cemal Nadir Kitapları" en büyük kaynak olarak bilinmektedir. Ancak Hilmi Yücebaş'ın (1915-1996) arşiv zenginliği, Sansaryan Han'daki Polis Müdürlüğü Derleme Savcılığı Dairesi'ndeki dokümanlardır. Daireye gelmesi kanunen zorunlu kaynaklardan elde edilen "Cemal Nadir Kitapları", Yücebaş'ın emekliye ayrılmasıyla son buluyor. Arşivciliğin olmadığı yılları da hesaba katarsak, ustamızın orijinal karikatürlerinin pek çoğu maalesef SEKA Kâğıt Fabrikaları'nda hamur olmuştur. Nedenler ve niçinler için hiç kimseyi ya da kurumları eleştirmek, hesap sormak amacında değilim. İyi ki basılmış diyebildiğim düşünceler bu kitaba da malzeme oldu ve sayfaların içine taşındı. Cemal Nadir Güler'in hayatını incelerken onun ne kadar erken yaşta bu dünyadan göçtüğü konusundaki üzüntümü belirtmek isterim. Savaş ve yokluk yıllarında bir de hastalıkların peşini bırakmadığı usta, bir otuz yıl daha yaşamış olsaydı daha nice karikatürler çizecekti. Büyük bir ihtimalle teknolojinin nimetlerinden de yararlanacak ve bütün düşüncelerini dünyaya sunabilecekti. Karikatürcüler Derneği'nin varlığını öğrendiğim zaman 1976 yılıydı. İlk gördüğüm sergi, Cemal Nadir Güler Anısı'na hazırlanmış olan bir sergiydi. Tepebaşı'nda, Deneme Sahnesi Bahçesine prefabrik olarak inşa edilmiş bir binaydı burası. Cemal Nadir'in, ben doğmadan yıllar ve yıllar önce çizdiği orijinal çizgilerinden fazlasıyla etkilenmiştim. Bizler o yıllarda karikatürlerimizi yayımlatmak amacıyla o dergi senin, bu dergi benim koşturup dururken, ustamız bizim çizdiklerimizin pek çoğunu yıllar önce çizmiş, karikatür dünyamıza kazandırmıştı bile... Kızı Gönül Hanım, sergi açılışında mahcuptu: "Çizer olamadım, babama bu yönüm hiç benzememiş" deyişi halen aklımdadır. O zamanki genç çizerliğimle: "Acaba bizler çizgi yönümüzle ona ne kadar benzeyeceğiz?" diye kendi kendime sormuştum...
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...