| Yazar | : | Dr. Oğuz Erkara |
| İsbn | : | 9786051271163 |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 224 |
| Ölçü | : | 13 x 22 cm |
| Yayınevi | : | Cinius Yayınları |
Lokanta kelimesinin kaynağı konusunda çeşitli rivayetler mevcut; çoğunluk, İtalyancada konaklanan ve yemek yenen yer anlamındaki 'locanda'dan geldiğini söyler. Bazı kaynaklarda ise Selçuklulara dayandığı söylenir. Benim bu kitapta lokanta kelimesini kullanma sebebim ise halk arasında yeme içme mekânları için en çok kullanılan kelime olması. Sanki diğerlerine göre daha bizden gibi duruyor.
"Türk gibi başla, Alman gibi sürdür," derler, bizim için biraz üzücü bir söz. İşletmelerimizin, kurumlarımızın, markalarımızın çok uzun ömürlü olamadığı Türkiye'de, Türk gibi başlayıp Alman gibi sürdüren lokantalarımızı tanıyalım istedim.
Kitaba alacağım lokantaları seçerken en önemli kriterim kuruluş tarihleri oldu. Eskiden yeniye 100 lokantayı sıralamaya çalıştım. Hemen hepsinin sahibi ile birebir görüşerek bu bilgileri derledim. İşletmelerin tarihçesini aktarırken hiçbir yazılı kaynaktan yararlanmadım. Çünkü araştırmam esnasında aynı işletmelere ait farklı bilgilere ulaştım ve yazılı kaynaklardan değil birinci ağız olan işletme sahiplerinden bilgi almayı uygun gördüm. Ulaşılması mümkün olan en doğru bilginin bu olduğunu düşünüyorum.
Kitabımda kullandığım resimlerin çoğu bana ait. İşletme sahiplerinin izni ile kendilerine ait arşivlerinden bazı resimleri de kullandım.
Birçok lokantanın tarihçeleriyle ilgili belgeleri olmadığından, bana aktarılanları size aktardım. 50 yıl, 100 yıl önce açılmış bir işletmenin tarihinde de ufak tefek hatırlama eksiklikleri veya yanlış hatırlamalar olmuş olabilir, bunlar da affola. Tarihin bazı bölümleri rivayet gibi oldu. Bu yüzden bu kitabı tarihi bir kaynak olarak değerlendirmemek lazım, bilimsel bir kitap hiç değil, bu kitabı '100 Tarihi Lokanta Hikâyesi' olarak okumanızı diliyorum.
Lokantacılık dünyanın en zor işlerinden biridir. Hatta Anadolu'da bir beddua vardır, kızdıkları kişilere "inşallah lokantacı olursun" derler. Çünkü herkesin dinlendiği zamanlar, lokantacının çalıştığı zamanlardır. Lokantacının evinde geçirdiği zaman çok azdır.