| Yazar | : | Erk Acarer |
| İsbn | : | 9789751028419 |
| Yayın Tarihi | : | 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 432 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | İnkılâp Kitabevi |
Kağnıların gıcırdayan tekerlekleri, bebeklerin ağlamalarına karışır. Bir kavim umutları bohçalarında, yaşlısıyla, genciyle, bereketli kadınıyla, uğurlu bakiresiyle yollara düşer.
Gece ve gündüz, soğuk ve sıcak demeden ve hiç dinlenme-den yol alınır. Dağlar, denizler, ırmaklar aşılır. Öyle bir yere varılır ki...
Mageralılar, "Tebdili mekânda ferahlık vardır" diyerek kâhinlerine başvururlar. Reisleri Byzas elçi olup halkı adına sorar:
"Artık buralarda yaşayamıyoruz. Buradan daha güzel ve huzurlu bir yer var mı?"
Kâhin bir şahin olup bedeninden ayrılır. Ruhu yedi düveli gezip geri döner. Byzas'a cevap verir:
"Bir ülke kuracaksan, burası körler ülkesinin karşısı olsun!". İşte hep birlikte tepilen yolların sırrı budur. Mageralılar, Atina'dan ayrılıp uzun bir yolculuğun ardından bir alacakaranlık vakti Sarayburnu'nun olduğu yere varırlar. Yıldızların ve ayın aydınlattığı satenden gökyüzünün altında sabaha kavuşurlar. Gün ağarınca reisleri haykırır. Herkes merakla Byzas'ın yanına gelir. "işte!" der Byzas karşıyı göstererek, "Orası körler ülkesi olmalı. Ayak bastığımız yere bir baksanıza..."
Mageralıların bulundukları yerin güzelliği büyüleyicidir. Yemyeşil bir tepe, çağlayan ırmaklar, şakıyan kuşlar ve mutlu ceylanlar...
"Burayı görmeyip karşıya yerleşenler kör olmalı! Kâhin doğru söylüyormuş; biz ülkemizi buraya kuracağız, yani tam körler ülkesinin karşısına."
Byzas'ın eliyle gösterdiği karşı kıyı, Trakların yaşadığı Kalkedon'dur.
Ve kadınlar… Ve çocuklar… Ve yaşlılar, elleriyle, kürekleriyle, yürekleriyle şehri kurarlar. Milattan önce 658 yılında İstanbul'un ilk tepesi Sarayburnu'na böylece ayak basılır. Artık İstanbul'un bir sahibi vardır. Byzas'ın karısı Fidelya, kentin ilk kadın imparatoriçesi olur. Onun emriyle Sarayburnu surlarla çevrilir. Bu, kentin ilk surlarıdır.