Ziya Osman Saba

Yazar : Mustafa Miyasoğlu
Yayın Tarihi : 1987
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 119
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kültür ve Turizm Bakanlığı
Bahsi Geçen : Ziya Osman Saba

Yedi Meşale topluluğundan şiire sonuna kadar bağlı kalan Ziya Osman Saba, sanat hayatına beraber başladığı arkadaşlarından çok, Galatasaray Lisesi'nde tanıştığı Cahit Sıtkı Tarancı'ya benzer bir duyarlığın sahibidir. Onun gibi, şiire hece vezninin hâkim olduğu bir dönemde ve anlayış bakımından yakın olduğu bir çevrede eser verdi, daha sonra serbest vezinle şiirler yayınladı. Bütün eserlerinde "kendi" kalmasını bildi. Bütün şiir ve hikâyelerinde, hatta sanat yazılarında ve tenkitlerinde kendi yaşayışından, sevdiklerinden yola çıktı. Büyük ihtirasların değil, küçük mutlulukların, ev ve aile hayatının, çocukluğunun şiirini söyledi. İlk gençlik döneminin acılarını, kaybettiği yakınlarının hüznünü yansıtırken bile trajik ifadelerden kaçındı. Karamsarlığında nihilizmden eser yoktur. Çocukluğunun saadetlerini şiirlerinde olduğu kadar, hikâyelerinde de canlandırdı. Kitaplara dair yazdığı tenkit yazılarında hep sevdiği yanlar üzerinde duran ve sevmediklerinden kolay kolay söz etmeyen, dolayısıyla dost kalmaya sonuna kadar özen gösteren bir kimlik ortaya koydu. Günlük hayatımızın neşesi, kaybedilen insani değerlerin önemi, "Değişen İstanbul"un günden güne insanı şaşırtan görüntüsü, Ziya Osman'ın belli başlı konularıdır. Ev ve aile hayatı, öte dünyaya özlem, önce ölüme sonra yaşama sevincine yöneliş, Ziya Osman Saba'nın bedii tefekkür dünyasını ören anahtar kavramlardır. Ziya Osman Saba, sonraki yıllarda Behçet Necatigil'in alabildiğine genişlettiği ev sembolünü ilk kez şiirlerine tema edindi; pek çok şeyi ev kavramı etrafında anlattı. Az şeyle yetinme, ölüme sığınma ve kadere boyun eğiş, hemen her şiirinde ortaya çıkan mümin ve mütevekkil karakterin tabii bir yansıması gibidir. Sosyal tezlere saplanmış temayüllerden, ısrarla uzak duran Ziya Osman, yoksul insanların hayatlarından da söz etmiştir. Ama bunlarda sosyal bir yarayı abartır görünmektense, çağdaş bir Yunus Emre tavrını benimsemeyi tercih etmiş, çoğu zaman da sadece dile getirmekle yetinmiştir. Biz ona ait bu ilk tanıtma kitabını hazırlarken, çoğu İstanbul'da geçen hayatıyla sanat hayatını, şiiriyle hikâyelerini ayrı başlıklar altında vermeye çalıştık...
******