Ziya Gökalp

Yazar : Hilmi Ziya Ülken
İsbn : 9789944880282
Yayın Tarihi : Şubat, 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 106
Ölçü : 15,5 x 23 cm
Yayınevi : T. İş Bankası Kültür Yayınları

Pozitivizm Fransa'da Auguste Comte tarafından sistematik bir tarzda ifade edildikten sonra, ilim ve felsefe âleminde hararetle karşılandı. Fransa'da Tyndall, H. Taine, E. Renan, İngiltere'de J. S. Mill bu felsefeyi benimsediler. Spencer'in evrimciliği, hatta bilgi kuramındaki agnostisizmi [bilinmezciliği] ilhamını ondan alıyordu. İlim adamları onu, klasik felsefeye ve metafiziğe karşı kuvvetle müdafaa ettiler. 19. asrın ikinci yarısında pozitivizm, sınırları çizilmiş ve belirginleşmiş olan ilimlerin hâkim felsefesi haline geldi. Bu asrın başında bir taraftan Kant idealizminin, diğer taraftan metafiziğin dirilmesi felsefe âleminde pozitivizmi az çok rağbetten düşürmeye başlamıştı. Bununla beraber ilim ve felsefe sahasında onu dirilten yeni hareketler görülüyor. Yeni fiziğin teşekkülünde büyük rolü olanlardan Ernst Mach, Bilgi ve Hata adlı eserinde yeni pozitivizmi ifade etti. Aynı zamanda yeni Kantçılardan Cornelius ve von Aster, rölativizm [görelilik] ve nominalizm [adcılık] yolundan yeni pozitivizme ulaştılar. Kısacası, bu asrın başında metafizik eğilimlerin canlanmasına rağmen, pozitivizm de yeni kılıklar altında sahneye çıkmada gecikmedi. Pozitivizm deyince umumi olarak müspet ilimlere [doğa bilimlerine] dayanan metafizik karşıtı felsefe anlaşılır. Fakat bilgi kuramı bakımından pozitivizmin idealist felsefeye bağlı bir dal olduğu görülür. Pozitivistlere göre bizim idrak ettiğimiz, asıl eşya [şeyler] değil, fakat izlenimlerdir. Biz ancak izlenimlerden ibaret olan hadiseleri bilebiliriz. İdealizmden farkı şu noktadadır ki, bilgimiz izlenimler arasındaki objektif ilişkileri kavrar; yoksa bilincimizin birer şekli olan ilişkileri değil. Biz izlenimler vasıtasıyla eşyayı [şeyleri] tanıyoruz. Ve tanıdığımız, yalnız eşya [şeyler] arasındaki objektif olan sınırlı ve göreceli zamandaşlık ve kesintisiz ilişkilerdir. Yeni pozitivizmin Kant felsefesine bu kadar akraba oluşu ve Alman rölativistlerinden bir kısmının pozitivizme eğilimi bundan ileri geliyor…
******