Yılmaz Güney Kitabı

Yazar : Atilla Dorsay
İsbn : 9757956317
Yayın Tarihi : Ekim, 2000
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 615
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Güney Yayınları

Önceki yıl mı ne, Mimar Sinan Üniversitesi'ne bağlı Sinema/TV Enstitüsü'nde sinema tarihi dersi verirken, genç öğrencilerimden biri, bir ara şöyle dedi: "Hocam, acaba bize bir Yılmaz Güney filmi gösterme imkânınız var mı? Biz hiç Yılmaz Güney filmi görmedik. Belki birinin kaseti filan vardır". Bu sözler karşısında, anlatılması zor bir duyguya, bir tür dehşete kapıldığımı anımsıyorum. Yılmaz Güney'in hiçbir filmini görmemiş olmak! Yılmaz'ı hiç perdede seyretmemiş olmak!.. Elbette... Yıllar geçiyor ve yepyeni kuşaklar yetişiyordu. Biz farkına bile varmadan, filmleri görülemez olsa da, herkesin onu bildiğini, gördüğünü, tanıdığını varsayarken, Yılmaz'ı hiç seyretmemiş, sadece adını duymuş gençler geliyordu. Kulaktan kulağa adı fısıldanan, bir efsane gibi söylenen, ama eserine ulaşılamayan bir sanatçı... Çağımızın ötesinde kaldığı sanılan bu tür bir olay, çağdaş olmak mantığıyla hiçbir biçimde bağdaştırılamayacak olan bu tür bir uygulama, Nazım'dan sonra bu kez de Yılmaz Güney dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin genç tarihine ne yazık ki yazılıveriyordu. Kimdi, kimlerdi bunun suçlusu? Suçlu aramaya gerek yok. Bu kitabın ve bu önsözün işi de bu değil. Yalnızca şunu söylemek istiyorum: yıllardır düşlediğim bir Yılmaz Güney kitabının artık "acil" bir iş olduğuna, o öğrencimin sorusuyla karar verdim. Toplumsal olgular, bireysel olgulara benzemez. Toplumsal suçlarda, bireysel suçların tersine, suçluyu bulmak zordur. Bu tür suçlara, herkes bir parça kıyısından-köşesinden bulaşabilir, yardımcı olabilir, destek olabilir, onaylayan durumuna düşebilir veya yeterince karşı çıkmayabilir. Bizler, bizim kuşağımızın sinemaya gönül vermiş kişileri için de bir suç söz konusudur belki... Yılmaz'ın unutulmasına, unutturulmasına karşı yeterince karşı çıkmamış, yeterince direnmemiş olma suçu... Oyun gözlerimizin önünde oynanmış, dram gözlerimizin önünde yaşanmıştır. Hepimize bu oyunu artık bozmak için elinden geleni yapmak görevi düşmektedir. Belki de geç kalınmış değildir, Yılmaz'ı o denli sevdiği Türk halkına, Türk genç kuşaklarına yeniden tanıtmak için... Bunun için yapılabilecek çok şey var. Bunlardan biri Yılmaz Güney'in filmlerinin nerede olduğunu araştırmak...
******