Yıldız ve Ateşböcekleri II. Abdülhamid ve İttihatçılar

Yazar : Adem Çevik
İsbn : 9789752623517
Yayın Tarihi : Ekim, 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 190
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Nesil Yayınları

Abdülhamid'i anlamak, her şeyi anlamak olacaktır. Necip Fazıl Kısakürek Zamanın birinde, insanlarla pek de iç içe olmayan, geçimini ormandaki kuru ağaçları kesip satarak sağlayan fakir bir adam varmış. Vakti ormanla ev arasında geçtiği için ne kimseyle kavga eder ne de çok fazla başı ağrırmış. Bu fakir adam bir gün yine ormana gittiğinde annesini arayan bir ayı yavrusu bulmuş. Yavrunun iç parçalayan ağlama ve inlemelerine dayanamayan ormancı, onu alıp evine götürmüş. Böylece ormancının sakin hayatı ayı yavrusuyla şenlenmiş. Yavru zamanla büyüyüp tam bir ayı olmuş. Vefa duygusuyla sahibinin üstüne üşüşen sinekleri kovalamaya başlamış. Bundan büyük bir zevk alıyormuş. Zira kendisini alıp büyüten sahibine iyilik yaptığını düşünüyormuş. Günler böyle geçip giderken fakir ormancı bir gün, ormanda uzun süre çalışmaktan yorgun düşmüş, bir ağacın altına kıvrılıp yatmış. Amacı biraz kestirerek dinlenmek ve sonra yine işine devam etmekmiş. Adam uykuya daldığında yanındaki ayı da yine sinekleri kovalamakla meşgulmüş. Nasıl olmuşsa olmuş sineklerden biri uyuyan adamın burnundan içeri girmiş. Ayı, sahibini rahatsız eder düşüncesiyle sineği öldürmek amacıyla var gücüyle adamın burnuna, dolayısıyla kafasına vurmaya başlamış. Amacı sahibini burnunun içindeki sinekten kurtarmakmış. Ayının kuvvetli darbelerine dayanamayan fakir adam daha ne olduğunu bile anlayamadan oracıkta ruhunu Rahman'a teslim etmiş. Ne olduğunu bir türlü anlayamayan ayı, onca iyilik yaptığı sahibinin bir türlü ayağa kalkmaması karşısında çok üzülmüş. Ama bunun nedenini de bir türlü bulamamış. Küçüklüğünden beri sahibi olmadan hiçbir iş yapmamış olan ayı, bundan sonraki hayatında önüne gelen herkesin oyuncağı olmuş. Herkes onunla alay etmiş ve onu aşağılamış. Ayı, bundan sonraki hayatında sahipsiz ve kimsesiz olarak yaşayıp gitmiş. 19. yüzyılın başlarında bir satranç tahtası kurulmuştu. Bu tahtanın bir yanında Osmanlı Devleti, diğer yanında ise düvel-i muazzama vardı…
******Adem Çevik

Oktay Aras Kitaplığındaki Adem Çevik Kitapları (1)