Yeşil Ev Bir Yuva

Yazar : Çelik Gülersoy
İsbn : 975-7641-30-8
Yayın Tarihi : Ocak, 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 73
Ölçü : 20 x 27 cm
Yayınevi : TTOK

Taht şehirlerinin, tarihte bir kuralı vardı: Hanedan nerede oturuyorsa, yani "Saray" nerede ise, devlet büyükleri de onun yakın çevresinde yer alırlar, dolayısıyla o bölgeler, en iyi imar görmüş ve en görkemli yapılarla donatılmış olurlardı. "Eşyanın tabiatı" gereği. İstanbul, Roma ve Bizans dönemlerinde, bu kurala uyan bir dokudaydı: Kayzerlerin ilk ve en uzun süre kullanılmış sarayları, Hipodrom'un güneyinden başlıyor, kompleks yapılar düzeni halinde, Marmara kıyılarına kadar uzanıyordu. Devlet büyüklerinin ve zengin tabakanın konutları da, onun çevresinde idiler: Az ötedeki Mese caddesinin, daha çok sol yanında, yani deniz tarafında toplanmışlardı. Fetih'den sonra genç Fatih, Sarayını önce Beyazıt'taki ahşap yapıda kurup, az sonra pagan Bizantion'un Akropolünün bulunduğu tepeciğe nakletti. Burasının neden dolayı Akropol'den daha sonraki Hristiyan Roma ve Bizans'ın saraylarına sahne olmadığı ve Kayzerlerin niçin Marmara'nın düz ve monoton peyzajını seyreden yamaçlara yerleştikleri, bugünün aklı ve zevki ile anlaşılamaz. Çünkü Akropol tepeciği, yani yarımadanın ucu, solda Haliç'i, karşıda Boğaziçi'ni ve sağda Marmara'yı, panoramik olarak seyreden, ayrıcalıklı bir konumdadır. Kayzerleri öbür tarafa çeken faktör, belki sosyo-politik bir temele sahipti: Halkın başlıca toplanma ve eğlence mekânı olan Hipodrom'a yakın olmak ve onu kontrol altında tutmak. Her neyse, padişahlar "Sarayburnu" adı verilen yeri yeğlediler ve 19.yy ortalarına kadar süren bir yerleşim, az ötelerinde, yani Sultanahmet ile Beyazıt semtleri arasında, yine Marmara'ya bakan yöreleri, ricalin konutları ile donattı. Hanedan'ın II. Mahmut'la beraber 19.yy başında Boğaziçi'ne nakletmesi, bu ekseni değiştirdi. Dolmabahçe'deki ahşap saray yapılarının 1840'larda yıktırılarak 1856'da bugünkü kâgir ve Avrupa tipi görkemli binalar dizisinin açılması, onu az sonra yine Boğazda, önce Çırağan ve Beylerbeyi Sarayları ile Küçüksu Kasrı'nın ve sonra Yıldız Sarayı kompleksinin izlemesi, kompleksinin izlemesi, Topkapı Sarayının köhneleşmesine...
******