Yergi, Nükte ve Fıkralarıyla Rıza Tevfik

Yazar : Mehmet Kasım, Tan Oral
Yayın Tarihi : Ekim, 1983
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 72
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Milliyet Yayınları
Bahsi Geçen : Rıza Tevfik Bölükbaşı

Rıza Tevfik, 7 Ocak 1869'da Edirne'ye bağlı Cisr-i Mustafapaşa kasabasında doğdu: Bir süre bu ilçenin mahalle mektebine gitti. Yedi yaşındayken İstanbul Alliance Israelite okuluna yazdırıldı ve burada üç yıl kadar öğrenim gördü. Musevi İspanyolcası ile biraz Fransızca öğrendi. Daha sonra Beylerbeyi ve Davutpaşa Rüştiyelerinde, kısa bir süre de Galatasaray Sultanisi'nde (Lisesi) okudu. Gelibolu Rüştiyesini (Lisesi) bitirdi. 1887'de babasının dostlarından Ali Rıza Paşa aracılığıyla Mekteb-i Mülkiye'ye giren Rıza Tevfik, yasak kitapları okuduğu gerekçesiyle, kimi öğretmenleri ve arkadaşlarıyla birlikte bu okuldan çıkarıldı. Daha sonra sınav kazanarak Tıbbiyeye yazıldı ama bu kez de bir "dahiliye subayı"na karşı geldiği gerekçesiyle kovuldu... Tophane Müşiri Zeki Paşanın araya girmesiyle yeniden ayın öğretim kurumuna alındı. Tıbbiyeyi 1899'da, otuz yaşındayken" bitirdi. Bu arada, "saçlarının fazla uzun oluşu, özellikle dinsiz batılı filozofların kitaplarıyla fazla haşır neşir olması, materyalizme yönelik batıl bir din kurmaya yönelmesi" gibi· gerekçelerle gözaltına alınıp bırakılmış, ardından da kısa bir süre için tutuklanmıştı... Tıbbiyeyi bitirince, sakıncalı kişi sayıldığından, hükümetin emriyle diplomasına el konulmuştu. Daha sonra Ahmet Mithat Efendinin yönetimindeki Karantina Dairesinin hekimliğine atandı. Bu görevdeyken, Avrupa'ya kaçıp orada özgürlük savaşımına katılmak amacıyla, bir geminin doktorluğuna getirilmeyi istedi. İsteği olumlu karşılandı ve Mısır-Cidde-Kamaran adası seferi yapan bir gemiye bindi. Ancak, bir jurnal üzerine, Ahmet Mithat Efendinin buyruğuyla Çanakkale'den geri çağrıldı. Bu kez İstanbul Gümrüğü Eczayı Tıbbiye Müfettişliğine getirildi, Karantina Meclisine de üye seçildi. İkinci Meşrutiyetin ilanına (1908) kadar bu görevlerde kaldı. O yıllarda, dergilerde yayımlanan çeşitli konulara, özellikle felsefeye ilişkin yazılarıyla, şiirleriyle adını duyurmaya başlamıştı...
******Tan Oral