Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu

Yazar : Şerif Mardin
İsbn : 9754705828
Yayın Tarihi : 1995
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 504
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : İletişim Yayınları

Tanzimat kelimesi, Türkçe'de "düzenlemeler" anlamına' gelir ve Türk tarihinin Osmanlı İmparatorluğu'nda Batı'dan esinlenen çok sayıda siyasi ve sosyal reformların gerçekleştirildiği bir dönemini (1839-1878) belirtmek için kullanılır. Günümüzde bir Türk için bu terim, derhal Türkiye'ye bu reformları getirmede öncü bir devlet adamı olan Mustafa Reşid Paşa'yı hatırlatır; ordunun ve kamu hizmetlerinin Avrupalılaşmasını, Tanzimat öncesinde seleflerinin giymiş oldukları uzun kaftan ve sarık yerine İstanbulin ceketler ve fesler giyen yeni memurları akla getirir. Söz konusu terim ayrıca, çağın bol masraflı balolarında Fransızca olarak nükteli şiir ve sözler söyleyen Reşid'in halefi Fuat Paşa'yı ve imparatorlukta "karma" seküler mahkemelerin kuruluşunun gelişimini hatırlatır. Tanzimat döneminde Türkiye'de vuku bulan kurumsal dönüşümler o zamanki Batılı gözlemcileri o kadar etkiledi ki, genellikle yüzeysel olmasına rağmen, bu resmi başkalaşıma geniş yer verildi. Bununla birlikte, vakit henüz olgunlaşmamıştı ve Avrupalı gözlemcilerin kullandıkları araçlar, Tanzimat reformlarına paralel giden düşünce akımlarını inceleyerek yazmak için henüz elverişli değildi. Bu çalışma, bu boşluğu doldurmaya yönelik bir girişimdir. Bu eser, Tanzimat'ın sonlarına doğru, 1867-1878 yılları arasında şöhret kazanan bir grup Türk aydınının, yani Yeni Osmanlıların, siyası fikirlerine girmeye başlayan akımları belirlemeye çalışır. Çağdaş Türkiye'de Yeni Osmanlılar hakkında bilinenler, bilgilerin doğruluğu ve ayrıntıların zenginliği açısından, İngiltere'de on yedinci yüzyıl muhalefet grupları hakkında bilinenlerle veya bir bütün olarak Batı Avrupa'nın çok daha gerilerdeki Ortaçağ Konsül tartışmaları hakkında bilinenlerle mukayese edilemez. Ancak, bugün Türkiye'de yazı dilinin sadeleştirilmesinden köklü sivil hürriyetlere kadar, kökleri Yeni Osmanlıların öncü çalışmalarında yer almayan tek bir modernleşme alanı olduğunu söylemek zordur. Paradoksal olarak, Türk devletinin temellerine İslam'ı yeniden enjekte etmeye yönelik bugün görülen her ciddi teşebbüs, geriye, onların zamanına da bakmak zorundadır...
******