Yedi Pırlanta İnsan

Yazar : Burhan Arif Ongun
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 112
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Osmanlı Matbaası
Bahsi Geçen : Ali Ekrem Bolayır, Vedat Tek

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK O'nun ölmezliğinin 40. yılını kutladık. O'nu daha fazla anlamaya, sevmeye çalıştık. Ama şu aşağıda anlatacağım eşsiz hikâyesini kimse bilmez. Bana akrabam, O'nun doktoru Operatör Mim Kemal Öke anlattı. O zamanın Vilayet ve Belediye Mektupçusu, dostum âlim adam, Osman Engin'den de tahkik ettim: "doğrudur" dedi. Bu nedenle ben de inanarak tarihe geçiriyorum. Tayininden Ata'nın ölümüne kadar 12 sene İstanbul Vali ve Belediye reisliği yapan Muhittin Üstündağ, son senelerde geceleri gözlerine uyku girmez olmuş; Atatürk İstanbul'a geldik çe onun hayatından birinci derece sorumlu olduğunu düşünürmüş de. Büyük kurtarıcı, ne Dolmabahçe Sarayı'nda, ne Yalova'da kaplıcalarda, ne Millet ve Baltacı çiftliklerinde, ne de Florya'daki deniz köşkünde ve ne de Savanora yatında durmaz olmuştur. Devletin cıva gibi hareketli, ele avuca sığmaz, tebdil gezer bir başı, kendi hayatının, artık Türk milletince garanti edildiğinden emin olarak bir yaşam sürüyor; hiç kontrolsüz, hür, serbest bir yaşam; mütemadiyen yer değiştiriyor, eskilerin deyimi ile tebdil kıyafet gezermiş. Örneğin O'nun bir gece arkadaşı Fethi Okyar'ın misafir kaldığı Sarıyer'de, Necmettin Molla Kocataş'ın yalısına gittiğini, bir başka gece, yine kimseden habersiz otomobile atlayarak Büyük Çekmece sırtlarına gittiğini, oradan sabahleyin güneşin doğmasında İstanbul'u seyrettiğini bilirim; sonra yolda tesadüfen sırtında koca küfe ihtiyar bir üzümcüye rastlıyor, pazarlık ediyor, bütün küfenin parasını verip, adamcağızın eline de kendi kartvizitini veriyor…
******