Yazının Sınırları

Yazar : Tahsin Yücel
Yayın Tarihi : Nisan, 1982
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 199
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Adam Yayınları

Yıllar önce, İstanbul' da, genellikle roman çevresinde dönen bir söyleşinin sonunda, Michel Butor, en büyük düşlerinden birinin yapıtlarının son halkası olarak "geleneksel bir roman" yazmak olduğunu söylemişti bana. Michel Butor gibi en belirgin özelliği durmamacasına yeni biçimler aramak olan bir yazardan pek beklenmeyecek bir sözdü bu. Ama biraz düşünülecek olursa, anlaşılmayacak bir söz değildi. Her şeyin dizilere bağlandığı, en yeni, en özgün buluşların bile kaşla göz arasında kalıplaştırılıverdiği, bunun sonucu olarak da yozlaştırıldığı, yabancılaştırıldığı bir çağda, yeni biçimler - dolayısıyla yeni içerikler - aramayı benliğinin ve yapıtının geçerliliğini ve bütünlüğünü korumanın başlıca yolu olarak gören bir yazardı; ama nerdeyse her yapıtta yeniden başlayan bu sürekli arayışın tek amaç durumuna gelerek başka türlü bir yabancılaşmayla sonuçlanmasından korkuyor, Balzac'ın, Flaubert'in, Proust'un gerçekliği daha az dolaylı bir biçimde yansıtan, üstelik daha da kolay ileten anlatım biçimlerini bir "yitirilmiş cennet" gibi görüyor, tuttuğu dolambaçlı yolların kendisini en sonunda buraya getireceğini düşünüyordu. Çünkü gerçekçiliği tarihsel bir akım olarak düşünmezsek, özünde gerçekçi bir yazardı. İkide bir, "Yazı benim belkemiğimdir" gibi, "Ben yaşamımın birliğini sağlamak için yazıyorum" gibi sözler söylemesi de bunu gösterirdi. Bu açıdan bakılınca, "Öz bilincin bilincine varmamı yazın sağladı" ya da "Kendimde ve çevremde olup bitenler konusunda yazın aydınlattı beni" türünden sözler eden Peter Handke'nin de Butor gibi özünde gerçekçi bir yazar olduğu söylenebilir. O da Butor'un beklediğini bekler yazından: "Yazından bitmiş görünen bütün dünya tasarımlarımı kurmasını bekliyorum," der. Aynı biçimde, ortaya ilk çıkışlarında çarpıcı, uyarıcı, aydınlatıcı olmuş anlatım biçimlerinin yaygınlaştıkları ölçüde "yapmacıklaşarak" birer boş kalıba dönüştükleri görüşünden yola çıkarak, "Benim için bir olanak ancak bir kez var olur.
******