Yazı Yazmaktan Karnı Nasırlaşan Adam

Yazar : Refik Özdek
İsbn : 9754371369
Yayın Tarihi : 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 375
Ölçü : 12 x 19,5 cm
Yayınevi : Ötüken Neşriyat

Siz hiç, yazı yazmaktan karnı nasırlaşmış adam gör-dünüz mü, duydunuz mu? 'Parmakları ya da dirseği nasırlaşmış adam' desem, "olabilir" derdiniz. Ama itiraf edin ki yazı yazmaktan karnı nasırlaşmış bir adam görmemiş, duymamışsınızdır. Mehmet Zarkişi, yazı yazmaktan karnı nasırlaşmış tek adamdır. Tam adı "Abişoğlu Mehmet Zarkişiev" idi. Onu ben, tepe üstündeki bir çayhanenin bahçesinden, İstanbul Boğazını hayran hayran seyrederken görmüştüm. Orada tanıştık. Yaşlıydı. Yüzü, bir arazi parçasının kabartma haritası gibiydi: Çıkıntılı elmacık kemikleri bozkırın çıplak tepeleri, derin çizgiler ise kurumuş sel yataklarıydı. Kıvrım kıvrım kırışıklar çileli bir geçmişin izleri olsa da, bakışlarında muradına ermişliğin huzuru vardı. Belli ki o güne kadar sıcaklardan, soğuklardan kavrularak aralıksız çalışmış, yaptığı işi başarmış ve şimdi bir yorgunluk kahvesi içiyordu. Bir ara, masanın üzerine bıraktığı fotoğraf makinesini aldı, değişik açılardan birkaç poz resim çekti. Fotoğraf makinesini hemen bırakmadı masaya. Çektiği resimler, o makineye girmiş küçük, sevimli canlılarmış gibi, makineyi okşadı, hatta öptü, ancak bundan sonra onu usulca bıraktı masanın üzerine... Şimdi yine Boğazı seyrediyordu. O Boğaza bakıyordu, ben de ona. Biraz gerisine düştüğüm için beni farketmemişti. Zaten o hem orada hem pek uzaklardaydı. Emindim ki Boğazın sularını okşayan bakışları onu, hiçbir dürbünün gösteremeyeceği uzak bir coğrafyaya götürüyordu. Gerçekten böyle miydi? Yoksa ben miydim hayal içinde yüzen, sezgimin güçlü olduğu kuruntusuna kapılıp kendi kendine övünen? Bunu anlamanın tek yolu vardı". Gidip o adamla konuşmalı, tanışmalıydım. Yerimden kalktım, yanına gidip selam verdim. Adımı söyledikten sonra gazeteci olduğumu da bildirerek masasına oturmak için izin istedim. Sevinçle, heyecanla ayağa kalktı. Uzattığım eli, iki eliyle birden tutarak uzun uzun sıktı: - Buyur kardaş, buyur, şeref verirsin...
******