Yaşasın Modernist refleks

Yazar : Ergin Yıldızoğlu
İsbn : 9789725450919
Yayın Tarihi : Ağustos, 1997
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 177
Ölçü : 11,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Telos Yayıncılık

1970'lerin ikinci yarısında, gelişmiş ülkelerde, burjuva sınıfının bazı kesimleri, kapitalizmin yapısal-küresel krizine bir çare ararken, sağ radikal politik bir yönelim içine girdiler. Daha sonra yeni-liberalizm ve yeni-sağ olarak tanımlanacak olan bu yönelim, "ekonominin doğal yasalarına uymak gerekir" sloganı ile işçi sınıfının ve feminist hareketin yıllarca süren mücadelelerde elde ettiği ekonomik-demokratik kazanımlarına karşı cepheden bir saldırı başlatıyordu. Yeni-liberalizm, ekonomi üzerindeki kamu kontrolünü tamamen ortadan kaldırmayı, toplumsal ilişkileri meta ilişkilerine tabi kılmayı, bencil bir bireyciliği, seçenek sahibi olma hakkı, rekabet prensibi, çoğulculuk ve demokrasi ile ilişkilendirerek toplumsal yaşamın temel prensibi haline getirmeyi amaçlıyordu. Sol içinde bir kesim, 1968'in ardından yaşadığı hayal kırıklığının ve 1989'da içine düştüğü şaşkınlığın etkisiyle, burjuva sınıfının bu saldırısının basıncına direnemedi. Ekonomik ve politik iktidarını tehdit eden düşüncelere karşı, sadece saldırmakla yetinmeyip, aynı zamanda bu karşıt düşünceleri ve siyasi ifadeleri insanların hatıralarından silmeyi amaçlayan kapitalist sınıfın başarılı olduğu ve sol aydınların/kadroların, yeni sağın projesine uyum sağlamaya başladığı görüldü. Özellikle, 1989'dan sonra, geçmişte devlet kapitalizmini, Stalinizmi kolaylıkla sosyalizm olarak benimseyebilmiş olan bir kesimin, sosyalizmin öldüğü, hatta 200 yıllık projenin, bütünüyle koskoca bir yanlış olduğu fikrini, aynı kolaylıkla benimsediğine şahit olduk. Bu büyük "U" dönüşüyle, kapitalizmin projesine uyum sağlama sürecinin düşünsel arka planını, felsefe ve sanatta postmodernizm, politikada ise post-Marksizm oluşturdu. Bu arka plana göre, artık radikal olarak farklı zamanlarda yaşıyorduk. Emeğe, emekçiye, tarihsel gelişmeye ve ekonomiye atıfla düşlenen toplumsal kurtuluş projeleri -yeni jargona uygun bir dil kullanmak gerekirse, büyük/bütünsel projeler (grand narratives) iflas etmiş-, aydınlanma geleneği, yani insanın, dünyasını rasyonel bir şekilde düzenleyebileceğine olan inanç boş çıkmıştır.
******