Yaşasın Demokrasi

Yazar : Haldun Taner
Yayın Tarihi : 1949
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 79
Ölçü : 13,5 x 19 cm
Yayınevi : Ahmet Halit Kitabevi

Mamafih tanıyanlar söylüyor: Gençliğinde gerçekten deli fişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş: Alnında, göğsünde, kalçasında taşıdığı yara izleri bu kahramanlığının inkar kabul etmez hüccetleri… Yakışıklıymış da o vakitler... Devr-i şebabetinden kalma bir resmini göstermişti bize... Kalpak yana yatık, kaşlar çatık, el kılıcın kabzasında, göğüs baştan başa nişanlarla donanmış. Fakat neylersin ki aman bilmez felek bu tirendaz zabiti de sonraları şöyle bir çarkının içine alıvermiş, bir iki çevirdikten sonra işte böyle ihtiyar ve kimsesiz şuraya, şu damı akan kira evinin bir odacığına posa gibi fırlatıvermiş. O aslan yelesine benzeyen saçlar şimdi sütbeyaz olmuş, o bülent endam kamburlaşmış, o sert bakışlar çocuklaşmış. Ne arayanı kalmış, ne soranı. Üstüne üstelik damar sertliği de yapışmamış mı zavallının yakasına? İkide bir başı döner, gözleri kararır. Bu kış geçirdiği krizden sonra büsbütün de küngürdedi. Kendi işini kendi göremez oldu. Gerçi Mudanya'da bir hayırsız kızı var amma böylesi olacağına olmasın daha iyi. Arsızları, ihtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar. Kadını kaç kere kovacak oldum. Mani oldu Miralay bey: - Biliyorum, diyor, nankör, Allahın belası, mahlûk, aldığını bulduğunu o ayyaş kocasına veriyor amma neylersin, yine de evlat. Gündelikçi kadının yalapşap yaptığı işleri gittiğimiz geceler Necla tamamlıyor. Onun böyle boş saatlerinde yaralılara yardım eden bir prenses edasıyla içeri dışarı işgüzar işgüzar gezelediğini gören ihtiyarcık ezilir, büzülür: - Muazzep oluyorum. İnan olsun azap duyuyorum, der.
******