Yapısalcılık

Yazar : Tahsin Yücel
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 161
Ölçü : 12 x 19,5 cm
Yayınevi : Ada Yayınları

Belirli bir yaygınlık kazanmış bütün sanat ve düşün akımlarının, gittikçe daha karmaşık, daha içinden çıkılmaz bir biçimde, bir dizi toplanma ve dağılma, yeniden toplanıp yeniden dağılma sürecinden geçtiğini biliriz. Başlangıçta birkaç genel ilke çevresinde birleşen bilim, düşün ya da sanat adamları, bu genel ilkelerden kaynaklanan yapıtlar çoğaldıkça, ya bunları çok farklı biçimlerde yorumladıklarını görürler, ya da, araştırılan konunun özgül nitelikleri ve araştıran kişinin bireysel yönelimleri nedeniyle, ayrıntılardaki karşıtlıkların temeldeki birlikten daha ağır bastığını düşünmeye başlarlar. Özellikle bilim alanında, temel ilkelerin ancak birer çıkış noktası oluşturdukları, özgül yöntemlerin olsa olsa bu ilkelerden yola çıkılarak ve her dalın kendi gereklerine göre farklı biçimlerde geliştirilebilecekleri düşünülürse, kuramlarda ve uygulamalarda beliren ayrılıklar da, bir zamanlar birbirlerini coşkuyla desteklemiş kişilerin bir yerden sonra kendi yollarında yalnız ilerlemeyi yeğ tutmaları da doğaldır. öte yandan, gene bu dallar ya da kişilerarası farklılıklar nedeniyle, aynı temel ilkelerden doğmuş değişik yönelimler çevresinde yeni kümelenmeler olur. Bunların kimileri temel ilkelerin zorunlu kıldığı sınır ve kurallara bağlı kalırken, kimileri de akımı değişik yönlere, değişik düzlemlere kaydırırlar. Kısacası, akım hem olumlu, hem olumsuz yönde, hem içerden (sürdürenlerce), hem dışardan (gözlemcilerce), yeni yeni yorumlara uğrar durmadan. Böylece, izler birbirine karışır, tutarlı ve bütüncül sonuçlara varmak gittikçe güçleşir. Buna koşut olarak, yanılgıların, çarpık yorumların, bilinçli, bilinçsiz haksızlıkların oranı da artar. Örneğin 1860 dolaylarında, coşumcuları yerin dibine geçirip Balzac'ı göklere çıkaranlar, Balzac'ın öncelikle bir coşumcu, adını kaymadan geliştirdiği gerçekçi anlatımınsa coşumculuğun temel yönelimlerinden biri olduğunu uslarına getirmezler pek…
******