Yalıda Sabah

Yazar : Haldun Taner
İsbn : 9754944598
Yayın Tarihi : Temmuz, 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 186
Ölçü : 11 x 19 cm
Yayınevi : Bilgi Yayınevi

İn cin uyanmadan denizin üstü de boş gibidir. Bir gece balıkçılı ya da erkenci iki martı sezilir alacakaranlıkta. Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler. İşgüzar işgüzar kanat çırparken birden durulur, suya konarlar. Ben onları maçtan önce ısınmaya çıkmış çurçur yedek oyunculara benzetirim. Asıl maç çok sonra başlayacak. Kocaman gövdesi ve iri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. Uzakta bir takanın patpatı. Kıyıda böcek gagalayan bir deniz kırlangıcı. Çöpleri eşeleyen uyuz bir köpek. Kara kuşları bu saatte henüz uyku sersemidirler. Kargaların gece tüneği kahvenin yanındaki çınar. Bu çınarın Bizans'tan kaldığı söyleniyor. Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar. Karacılar içinde ilk uyanan yine serçeler. Balkonda onlar için geceden doğradığım ekmekleri didikliyorlar. Kaşıkçı kuşu bir planör gibi iniş yaptı suya. Çevresine bakınıyor. Sabahın bu ilk saatleri benim saltanatım. Kırk elli dakika da sürse, bu krallığımın her anını yudum yudum tadarım. Böyle bit tiryakiliğimiz varsa, yaz kış yataktan beşte fırlamak gerek. Sabahı herkesten önce yakalamak için. Ama mahallenin en erkencisi olmak övüncünü benden kapan biri var: Kahveci Rıza Efendi. Ömrübillah güneşi üzerine doğdurmamış olmakla övünüyor. Helal olsun. Denizin kişiliği bir başkadır bu saatte. Kokular başkadır, renkler başkadır, hele sesler bambaşka. Kokularda tazelik vardır, yıpranmamışlık, koklanmamışlık, rayihasını ilk size teslim ediyormuşluk vardır. Renkler gerçi henüz uçuk, belirsiz ve siliktirler, ama şekilleri muhayyilesi ile tamamlamak yaratıcılığını verdiği için çoğu kimse pastel tonları yeğlemez mi? Seslere gelince, asıl şaşırtıcı olan seslerdir. Sabahın ilk saatlerindeki sesler, insanlığın ilk günlerindeki, ilk insanın, ilk algıladığı seslere benzerler. Yepyeni, taptaze, ürpertici, merak uyandırıcı. Takanın uzaklaşan patpatı, ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikanın kanat çırpışı, uzakta bir horozun ilk ötüşü...
******