Üsküdar'ın Üç Sırlı'sı

Yazar : Ahmed Yüksel Özemre
İsbn : 975-6444-09-6
Yayın Tarihi : Mart, 2004
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 112
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kubbealtı Neşriyatı

Çocukluğumda ve gençliğimde Üsküdar'da Cenab-ı Hakk'ın öylesine sırlı veli kulları vardı ki Cenab-ı Rabbü-l Alemiyn bunları: 1) muhabbetiyle, 2) zat'ına mahsus tecellileriyle ve 3) onlara lütfettiği hakiki "teslimiyet libası''yla beşerin başlarından setretmişti. Onlar ahali arasında dolaşırlar ama esrarlarına muhiblerinin ancak pek azını aşina kılarlardı. İşte: Emetullah Gülnüş Valide Sultan Camii (Yeni Cami) müezzinlerinden ve Aziz Mahmud Hüdayi türbesinin türbedarı Hafız Eşref Ede Efendi, Mihrimah Camii (İskele Camii) baş imamı Hafız Nafiz Uncu Efendi ve Bankacı Şevket Turgut Çulpan da kendilerini ve haiz oldukları rahmani emaneti özenle sırlayan bu kabil zatlardan idiler. Her üçünün de diğer ortak yanları: 1) Şeriat'a sıkı sıkıya bağlı ehl-i tarik, 2) Melami meşreb ve 3) Ehl-i Beyt-i Resulullah aşkıyla meşbu olmalarıydı. Hepsi de cemiyetin içinde erimişcesine yaşadılar, esrarlarını pek az kişi fehmedebildi. Bunlar 1. mısraı Yahya Kemal Beyatlı'ya, 2. mısraı da Süleyman Nazif'e ait olan: Hezar gıbta o devr-i kadim efendisine, Ne kendi kimseye benzer, ne kimse kendisine! beyitinde tasvir edilmek istenen istisnai zevattandılar. Fakir 3 yaşımdan 19 yaşıma kadar Eşref Efendi'nin o harikulade nafiz ve sessiz nazarlarının muhatabı oldumdu. Bu nazarların ne demek olduğunu ve fakir üzerinde, zamanında fehm ve teşhis edememiş olduğum ne gibi değişikliklere yol açmış olduğunu ancak 40 yaşımdan sonra idrak ettim. Nafiz Hoca çocukluğumdan itibaren fakiri çok sevdiydi. 4 ila 6 yaşları arasında iken sokakta her karşılaşmamızda boyunu benim boyum hizasına getirinceye kadar eğilir, uzaktan kollarını açar, koşarak boynuna sarılmamı bekler, bana sıkı sıkıya sarılır ve sırtımı sıvazlardı. Turgut Bey ise, kendisinden feyz aldığım zatın da desturuyla, vefatına kadar 20 sene boyunca Sohbet Şeyhim olduydu...
******