Üçüncü Mevki

Yazar : Çetin Altan
Yayın Tarihi : 1946
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 62
Ölçü : 12 x 17,5 cm
Yayınevi : Sebat Basımevi

Ankara'ya gidiyorum. Vagona biner binmez biraz şaşaladım. İlkönce gözüme, önünde heybeleri üstüne oturmuş köylülerin bulunduğu kapısı açık hela ilişti. Dar bir koridor ve koridorun solunda karşılıklı dörder kişilik tahta sıralardan ibaret kapısız kompartımanlar. Poturlu, beli kuşaklı, yakasız çizgili mintanının sarı düğmesi sırıtan, başı kasketli adamlar portbagajlara torbalar, tahta çantalar yerleştiriyorlar. Yolcular arasında, atkıya sarınmış ihtiyar kadınlarla çarşaflı nineler de var. Sonradan celep olduğunu öğrendiğim bir ağanın yanında bir yer buldum. Koridorda gidip gelmeler arttı. Ütüsüz pantolonunun paçalarıyla ökçesi ezik pabuçlarının arasından beyaz yün çorapları gözüken bir adam bir arkadaşıyla kucaklaştı. Tren kalkmak üzere. Bir düdük.. Hareket ettik. Sallanan eller, mendiller, şapkalar ve nihayet Haydarpaşa yavaş yavaş kayboldu. Çehrelerin bakışlarında içten gelen belirsiz bir tebessüm, bazılarında derin bir düşünce var. Celep benden başlayarak bizim kompartımanda oturanlara teker teker "Uğurlar olsun" diye iyi yolculuklar diledi. Vagonun iki tarafındaki pencerelerden ağaçlar, tarlalar, telgraf direkleri akşamın alaca karanlığı içinde birer sel halinde akıyorlar. Yavaş yavaş eller erzak çıkınlarına uzanıyor; lop yumurtalar, pastırmalar, börekler, bir dizi dikilmiş bir dizi yatık kucaklarda kendilerini gösteriyor… Buyurun buyurun davetleri... Ötede bir çocuğun ağlaması siyasi bir münakaşadan yükselen kelimelere karışıyor, trenin gürültüsüyle birleşerek tuhaf bir musiki meydana getiriyordu. Şu sönük fenerli küçük dağ istasyonu, memurların ayak sesi, "su var, soğuk suuu, var mı su isteyen" diye haykıran cılız çocuk, yanımda da horlayan celep, koridora uzanmış köylü içimde garip tatlı bir his uyandırıyor…
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Çetin Altan Kitapları (54)