Türkler ve Deniz

Yazar : Özlem Kumrular
İsbn : 9789756051634
Yayın Tarihi : Eylül, 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 554
Ölçü : 16,5 x 21 cm
Yayınevi : Kitap Yayınevi

Cervantes Don Quijote'de şu İspanyol atasözünün altını çizer: "Hayat üç şeyin arkasında saklıdır. Kilise, saray ya da deniz." Batı uygarlığı için ortak sayılabilecek bu anlayış, herkesi denize doğru koşturmuş ve bu da üzerinde güneş batmayan imparatorlukların doğması sonucunu vermiştir. Türklere gelince, Türklerin pek denizci bir millet olmadığı söylenir. Bunun böyle olup olmadığını, ya da ne kadar böyle olduğunu, konunun uzmanlarından öğreneceğiz. Denizin ve suyun Türk kültüründeki önemi, bu iki unsurun tarihte daha çok ayırıcı değil, birleştirici öğeler olarak karşımıza çıkmasından da anlaşılmaktadır. Anthony Sherley Dünyanın Siyasi Ağırlığı adlı eserinde 16. yüzyılda Grand Turco'nun (Büyük Türk) portesini çizerken, bu imparatorluğun "evden eve geçercesine derli toplu" olmasının altını çizer. Aslında bir taraftan Osmanlı Devleti'nin bir kara imparatorluğu olduğunu vurgulamaya çalışırken, diğer taraftan da bu kara imparatorluğu arasında kalan denizlerin ülkenin bütünlüğünü bozmadığını, yani bir bakıma aşılmasında teknik kolaylıkların yine aynı sınırlar çerçevesinde yaratıldığını göstermektedir. Türklerin batıya yürüyüşü, denizcilik açısından, Selçuklular döneminde Emir Çaka Bey'in 108ı'de'ilk tersaneyi kurması ve 50 parçalık ilk Türk donanmasını inşa etmesiyle yeni bir boyut kazanır. Bunu, Sultan-ül Bahreyn (iki denizin sultanı) olarak bilinen Alaeddin Keykubad'ın Alanya ve Sinop tersanelerini inşası takip eder. 16. yüzyıl şüphesiz Osmanlı denizciliğinin en parlak devridir. Babı-ali, doğu, kuzeydoğu ve güney Akdeniz' de kopuk olmayan bir coğrafyada, Kuzey Afrikalı korsanları bir devlet sisteminin parçası haline getirip bu dağınık ve düzensiz teşkilatları merkeze bağlayarak deniz gücünün daha tutarlı ve uzun vadeli olmasını sağlamıştır. Bu yüzyıl aynı zamanda Akdeniz'de büyük ve küçük güçlerin çatıştığı, karada verilen pek çok savaşın rövanşının denizde alındığı ve bu yenilgi/zaferler çerçevesinde yeni politikalar oluşturulmaya çalışıldığı bir devir olmuştur,
******