Türkiyeyi Böyle Gördüm

Yazar : Ogier Ghiselin de Busbecg
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 192
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : Tercüman 1001 Temel Eser

Ogier Ghiselin de Busbecq, devletimizin en kudretli ve batılılar tarafından da en çok merak edilen bir devrinde Avusturya Sefiri olarak Türkiye'ye gelmiş. 1554'den 1562'ye kadar süren sefirliği sırasındaki bilgi ve müşahedelerini dört uzun mektup halinde üniversiteden arkadaşı olan Nicholas Michault'ya yazmıştır. Busbecq, kökleri çok eski devirlere kadar giden Flander'li Busbecq ailesine mensup bir asilzadedir. 1522'de doğdu. Önce Louvain'de, sonra Paris ve Venedik'te tahsil etti. Klasik diller ve Eski Çağ Tarihi hakkında çok geniş malumata sahip oldu. 1530'da Beşinci Şarl'dan (Şarlken) ailesine ait asalet beratı almıştı. İlk devlet hizmeti de l554'de İmparator Ferdinand zamanına rastlar. O zaman Kraliçe Mary ile İspanya Kralı II. Filip'in evlenme töreninde bulunacak bir sefaret heyetiyle İngiltere'ye gitmişti. Oradan döndüğünde hemen İstanbul sefirliğine tayin edildi. Avusturya ile Osmanlı Devletinin gergin bir zamanında Busbecq'in İstanbul sefiri tayin edilmiş olması en azından onun çok kabiliyetli ve güvenilir bir şahsiyet olduğunu göstermektedir. Zira o sırada İmparator Ferdinand, Türk Padişahı Muhteşem Süleyman'ın kendisine bahşettiği sulhu bozarak Erdel'i istila etmiş, Türkler de Avusturya ile resmen harp haline girmişlerdi. Osmanlı Türklerinde adet olduğu üzere, bir devlet ile harp haline girilince o devletin sefiri derhal Yedikule'ye hapsedilirdi. İşte o devirdeki Avusturya sefiri Malpezzi hapse atılıp artık işe yaramaz bir hale gelince yerine Busbecq gönderildi. Bir diplomat olarak vazifesini iyi ifa eden Busbecq hem Türkleri sevmesi hem de kendini onlara sevdirmesi sayesinde Türklerle yaptığı müzakerelerde iki devlet arasındaki gerginliği nispeten yumuşatmayı başarmıştır. 1562 sonlarında Türkiye'den ayrıldıktan sonra da uzun müddet devlet hizmetinde çeşitli görevler aldı. 71 yaşında iken artık kendisini çok yorgun hissetmeye başlamış ve doğduğu yere dönüp son günlerini asude yaşamaya karar vermişti. 25 Ekim 1592'de St. Germaine yakınındaki Maillot Şatosuna götürülmesini istedi, 11 gün sonra orada öldü.
******