Türkiye'nin İnsan Hakları Sorunu

Yazar : Bülent Tanör
Yayın Tarihi : Kasım, 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 343
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : BDS Yayınları

İnsanoğlunun yüzlerce, binlerce yıllık tarihi, büyük çapta, onun ezilmişliğinin ve buna karşı koyuşunun da tarihidir. Kadın olsun, erkek olsun, kızıl ya da kara derili olsun, dindar-dinsiz, köle, serf ya da işçi olsun, bunlarsız bir özgürlük tarihi olamazdı, yazılamazdı. Bu anlamda insan hakları, kuşkusuz, haksızlığa ve baskıya uğrayan insanın ellerinden çıkmadır, onun yaratısıdır. Bu kitap, ummandaki bir katreyi ele almaktadır; "Türkiye'nin insan hakları sorunu ". Kitabın amacını, konusunu ve yaklaşım biçimini açıklamak için, başlığındaki kavramlar paketini çözüp açmak en kestirme yol olacaktır. Önce neden "İnsan Hakları" da, bir başka formül değil? Çünkü insan hakları deyimine yakın başka kavramlar da vardır: kişi hak ve özgürlükleri, temel hak ve özgürlükler, kamu özgürlükleri, vb. Şunu daha baştan belirtmek acelecilik olmaz: bu sonuncular, insan hakları kavramına oranla daha dar kapsamlıdır. Örneğin, "kişi hak ve özgürlükleri" terimi daha çok bireysel alanı çağrıştırdığından, kolektif özgürlükleri (örgütlerin, kurumların, halkların hak ve özgürlükleri, vb.) yeterince ifade etmez. Ayrıca, buradaki kişisellik vurgulaması klasik hakları belirtir, sosyal hakları ise dışlar görünür. Aynı şekilde "temel hak ve özgürlükler" deyimi de, "temel olan ve olmayan" ayrımını içinde taşıdığı için eksiklidir. Ayrıca bu deyim bugün daha çok Anayasaların tanıdığı hak ve özgürlükleri ve sadece bunları anlatmak için kullanılmaktadır. Dolayısıyla, Anayasakoyucunun dışladıklarının göz ardı edilmesi ya da onun tanıdıklarıyla yetinilmesi sakıncası vardır. "İnsan Hakları" ile öbür formülasyonlar arasındaki kapsam farkı, "kamu özgürlükleri" gibi geniş bir uygulama alanı bulan deyimden yola çıkarak daha iyi görülebilir. Burada da bir kez daha bu iki kavram tamtamına örtüşmez. Bir kere "özgürlük" bir şeyi yapma ya da yapmama serbestliğidir ve kamu otoritesinin (devletin) dayatacağı buyrukların tutsağı olmama anlamına gelir.
******