Türkiye'de Toplum ve Siyaset Makaleler 1

Yazar : Şerif Mardin
İsbn : 9754700583
Yayın Tarihi : Aralık, 1992
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 312
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : İletişim Yayınları

"Sivil toplum", Batı'dan aldığımız siyasetle ilgili kavramlar arasında, ülkemizde en çok yanılgı yaratanlardan biridir. Kavramın karşıtı, birçok kez zannedildiği gibi, "askeri" toplum değildir. Terimin vurgusu "şehir adabı"dır, karşıtı, olsa olsa "gayrı medeni" olabilir. '''Sivil toplum"daki "sivil"in kökü şehir hayatının beraberinde getirdiği haklan ·ve yükümlülükleri ifade eder. Bu vurguyu anlama yolunda bir başlangıç noktası olarak şehirlilik adabının -bir bakıma- sistematikleştirilmesi olan Justinien'in Corpus Juris Civilis'ini alabiliriz (6. yüzyıl). Bu hukuk kodu Roma'da ve erken Bizans'ta şehir, ilişkileri çerçevesi içinde teşekkül eden bir hukuk düzeninin ifadesidir. Batı Avrupa'da, 12. yüzyıldan itibaren şehirlerin 'yeniden önem kazanmaya başlamasıyla, şehir hayatını düzenleyen Roma Hukuku yeniden kullanılmaya başlanmıştır. Fakat bu canlanmanın beraberinde getirdiği "sivil" köklü kavram ve uygulamalar, bu defa yepyeni bir dinamik de oluşturdu. 17. ve 18. yüzyılda Batı düşünürleri arasında bu kökün artık "hürriyet"lerden söz açıldığında kullanılmaya başlandığını görüyoruz. "Sivil toplum" etrafında kümelenen tarihi ve felsefi kavramlar ise Hegel'in ve Marx'ın kullanımlarında ortaya çıkmıştır. Böylece kavramın, 1) Bir "medenilik" anlayışıyla, 2) Batı Avrupa'nın toplumsal tarihinde çok önemli bir sosyal tarih aşamasıyla, 3) Tarih felsefesi alanında bir tartışmayla ilgili olduğu görülüyor. Bir Batı Toplumsal Aşaması olarak "Sivil Toplum" Batı yakın tarihinin belirleyicilerinden biri, feodal düzendir. Feodal düzenin siyasi açıdan en önemli karakteristiği ise dağınık ve dağılmış bir sistem olmasıdır. Feodalizmi düşündüğümüz zaman önümüze gelen imgelerden biri, zayıf bir kral ve ülke içinde asayişin feodal asiller sınıfı tarafından sağlanmasıdır. Feodalizmin bu aşamasında, Avrupa'nın çoğu yerinde şehirler ve şehir hayatına bağlı olan ticaret son derece sönük bir varlık göstermektedir. Çizdiğimiz bu tablodaki ilk önemli değişiklikler de şehirlerin ve ticaretin yeniden canlanmasına bağlıdır. Bu gelişme feodal sisteme en ağır darbeyi indirmiştir.
******