Türkiye Cumhuriyeti'nin Yetmişbeş Yılı Armağanı

İsbn : 9751610443
Yayın Tarihi : 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 211
Ölçü : 16 x 23,5 cm
Yayınevi : Türk Tarih Kurumu

1923'ten 1998'e, Cumhuriyet idaresiyle tam 75 yılı geride bıraktık. Türkiye Cumhuriyeti, Türklerin tarih sahnesine çıktıktan sonra kurdukları devletlerden, yönetim olarak farklı ilk devlet olma özelliğini taşımaktadır. Gerçekten de 1923'e kadar hep hükümdarlıkla yönetilmiş bir milletin ilk farklı yönetim uygulamasıdır. İlk yönetim uygulaması olmasına rağmen, eski Türk devlet yönetiminde mevcut Kurultay'ın veya daha sonra Divan adı verilen meclis anlayışının da etkisiyle büyük sıkıntılar yaşanmadan kabul edilip coşkuyla benimsenmiş ve kısa bir zaman içerisinde hazmedilmiştir. Zira Cumhuriyet mefkûresi Türk toplumunun yeniden yapılanmasını sağlayan bir anlayışın eseri olma özelliğini taşımaktadır ve ona millilik kazandırmıştır. Bu anlayış, Türkleri boy olmaktan çıkarıp millet yapan, dolayısıyla cumhuriyete sadece bir idare tarzı olmanın ötesinde, bir ulusu teşkilatlandıran ve ona kendi kimliğini kazandıran bir anlayıştır. Nitekim Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türk diline, Türk tarihine ve kültürüne büyük önem vermek suretiyle, ezilmişliğin ve geri kalmışlığın kötü hatıralarını silmek ve Türk Milleti'ne layık olduğu yeri kazandırmak istemiştir. O, "Türk Milleti'nin karakteri yüksektir. Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir" derken bunu kastetmektedir. Çok uluslu bir yönetimden milli bir devlete ve millet olmaya giderken, devleti kuranların "Türk" olduklarını özellikle vurgulamakta, hatta "Benim hayatta yegâne fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir" demektedir. Buna ek olarak, "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk Milleti medenidir. Tarihte medenidir, hakikatle medenidir" sözleriyle de, Batının o zamanki "barbar" yakıştırmasına adeta cevap vermektedir. Cumhuriyetimizin 75 yılını geride bırakırken ulaştığımız noktaya bir bakalım. Çeşitli iç ve dış mahfillerin, insan haklarına riayet etmediğimiz, demokraside istenilen noktaya ulaşmadığımız iddialarına muhatap bulunmaktayız. Bunlara ek olarak eğitimde arzu edilen seviyede olmadığımız, sosyal adaletin tam olarak sağlanamadığı, gelir düzeyinin yükseltilemediği, iç istikrarın sağlanamadığı, gerekli teknik düzeye ulaşılamadığı ve yeterince sanayileşemediğimiz söyleniyor.
******