Türk ve Yahudi Kültürlerine Bir Mukayeseli Bakış Cilt 1

Yazar : Burhan Oğuz
Yayın Tarihi : 1992
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 526
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : Yazır Matbaası

Tarihin içine dalmak, Okyanus'a dalmaktır, dipsiz, ufuksuz Okyanus'a. Bunun her yanı (dini, siyasi, içtimai) onun bütünü içinde yer alır, vücudun vazgeçilmez uzuvları gibi. Ve hepsi birden "kültür"ü oluşturur, "kültür"ün de "tarih"i oluşturduğu gibi... Tarihin bu içiçe girmiş yanları, gönüllerimizde yaşıyor, Vaftizci Yahya'nın kellesini isteyen Salome'siyle (Oscar Wilde'in piyesi, Richard Strauss'un tek perdelik operası - Resim 104), Samson (Simson)'un Yehova'ya adanmış saçlarını keserek onu güçsüz bırakan Dalila'nın öyküsüyle (Saint-Saens'in üç perdelik operası), Mahomet (Voltaire'in piyesi) ile ve daha nice resim, heykel ve sair sanat eseriyle. Dini olgunun kendine özgü tabiatı itibariyle tarihçi, her dinin içyapılarını, muharrik güçlerini, dengelerini saptayıp bunları belirtmek zorundadır. Bir din, bir rituslar, mitoslar, uygulamalar dumanı olmadığına göre bu içyapılar her ilahiyatta, her mitoloji ve litürjide, akli yoldan ve sembolik olarak tanımlanacaklardır. Her din, dünya ve tanrısalı izah eden, homo religiosus yönünden bir dünya görüşünü içerip onun davranışına açılan bir eklemli düşünce olmaktadır. Her insan topluluğunun temel tekniği olma niteliğiyle dil, bu çalışmada bir nevi odak noktası oldu. Kıyaslamalı kavramlar yönünde çalışmalar, uygarlık ve dinin içyapılarının, düşünce sistemlerinin araştırılmasında başlıca çabalar olmaktadır. Bu gibi kıyaslamalı araştırmalar toplumların ilahiyat ve ideolojilerinin anlamının izahına götürür. Gerçekten dinler bilimi bir üçlü ekleme, ezcümle tarihi, olaybilimsel (phenomelogica!), yorumsal (henneneutical) bağlantı ışığında irdelenir. Her din bir tarihi olgudur şöyle ki o bir sosyal, kültürel, tarihi ve linguistik sibak ve mekân ve zaman içinde insanlar tarafından yaşanmıştır. Dinler tarihçisi lıerşeyden önce bir tarihçidir. Çeşitli tanrısal tezahürlerin hiçbir zaman katıksız olmadığı keyfiyetinin idraki içinde, dini şekillerin tarihini yeniden kurmaya çabalar. Bu yolda da eleştirisel yöntemin bütün çarelerine başvurur. Böylece de, dinler biliminde tarih ve olaybilim, ayrıştırılamayan iki ana unsur oluştururlar. İlki, dini vakıayı tarihi olarak saptar, öbürü onu, homo religiosus tarafından yaşanmış kutsalın bağlamına oturtur.
******Burhan Oğuz

Oktay Aras Kitaplığındaki Burhan Oğuz Kitapları (5)