Türk Sanatı

Yazar : Prof. Celal Esad Arseven
Yayın Tarihi : Mart, 1984
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 286
Ölçü : 20 x 28 cm
Yayınevi : Cem Yayınevi
Bahsi Geçen : Celal Esat Arseven

Türklerin bütün tarihlerinde büyük orijinalliğe sahip bir sanatları vardır. Sanat tarihini inceliye kitaplarda, kişiliğini bunca hayran olunacak eserlerle gösteren Türk sanatına önemine göre pek az yer verilmesi ve haksız olarak, İslam sanatının bir okulu gözü ile bakılması çok üzülecek bir şeydir. Bunun böyle olması, en başta, Avrupa'nın Orta Asya'da, İran'da, Mısır'da ve Müslüman Suriye'deki birçok eserlerde hemen hemen hep aynı süsleme ve mimari unsurlarını, mukarnaslarla (istalaktitlerle) süslenmiş aynı duvar ve kapı içi hücrelerini, aynı sivri kemer ve kubbeleri, kıvrık dal biçimindeki aynı süslemeleri görmesinden ileri gelmiştir. Öte yandan, Batılıların görüşüne göre, İslam ülkelerindeki mimaride girinti halindeki bir satıhtan çıkıntı halindeki bir satha geçme metodu, menşur ve mukarnas (prizma ve istalaktit) kullanma metodu her yerde birbirinin aynı idi. Onun için, sivri kemer şekli ve arabeskler ile az çok üsluplaştırılmış (stilize edilmiş) ya bir totemden ya da bir hayvan şeklinden gelme süsleme biçimleri bunlara birbirinin aynı gibi gelmiştir. Görünüşteki bütün bu benzerlikler, Batılı sanat tarihçilerini birbirinden bunca farklı olan bu sanatları bir tek sanat saymağa sürüklemiş; bu da bunlara çeşitli Müslüman halklardaki sanat görüşlerini "İslam sanatı" adı altında toplamak fikrini ilham etmiştir. Bu sebeple, Çin'den İspanya'ya kadar uzanan geniş İslam ülkelerinde, İslam medeniyeti tarafından yaratılıp, her ülkeye göre, birbirinden farklı okullara ayrılan büyük bir sanat görülmek istenmiştir. Aynı inançla, her yıl Mekke'de yapılan haç ve ticaret ilişkileriyle birbirlerine bağlı çeşitli halkların sanat alanında aynı etkiler altında kaldıkları, hiç şüphe yok ki, bunun da Müslüman ülkelerinde yaratılan eserlere belli bir benzerlik kazandırdığı bir gerçektir. Ama bu eserler arasında her zaman bir karakter farkı vardı. İslam dini, İslam dünyasında büyük bir sanat hareketi yaratmış, bu ülkeler arasındaki devamlı sanatçı ve zanaatçı mübadelesi, bölgesel gelenekler ile başka ülkelerin sanatçıları tarafından getirilmiş yeni unsurların birbirine karışmasından ileri gelen yeni bir sanatın doğmasına...
******