Türk Ortodoksları

Yazar : Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ekincikli
İsbn : 9757351296
Yayın Tarihi : 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 214
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Siyasal Kitabevi

Türklerin Anadolu'ya girdikleri tarihten Milli Mücadele'nin sonuna kadar, Türklerin yanında ayrı mahalleler halinde yaşayagelen Ermeni ve Rum unsurlar, atalarımızın müsamahalı hukuk ve din anlayışlarının neticesi olarak dini ve milli yapılarını muhafaza etmişlerdir Askere alınmayan, yalnızca vergi bakımından farklı muameleye tabi olan Rumlar ve Ermeniler umumiyetle ticaret yaparak rahat ve refah içinde yaşamışlardır. Din, soy, kültür ve tarih bakımından Türklerden farklı oldukları için 900 yıllık beraberlik devresinde Türklerle karışmışlar ve müsamahalı bir idare altında milli-dini bünyelerini muhafaza etmişlerdir. Tarihlerde de Türklerin Ermeni ve Rumlarla karışmalarına dair herhangi bir kayıt yoktur. Nadiren "ihtida" hadiseleri olsa bile bunlar ferdi misaller olmaktan ileri gitmemiştir. Anadolu'nun eski ahalisinin Türklerle karışması, yani, yeni bir millet haline gelmesi veya bu eski kavimlerin milliyetlerini değiştirerek toplu halde Türkleşmeleri asla varit olmamıştır. Bu gerçeği belirttikten sonra ancak, "Türk Ortodoksları bu hususta bir istisna mıdır?", sorusuna cevap bulmaya çalışabiliriz. Bu soruya cevap bulabilmek için meseleyi, Türklerin anayurdu Orta Asya'dan başlayarak incelemenin daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Türk Ortodoksları konusunda bugüne kadar yapılan çalışmaların yeterli olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Yaptığımız çalışmanın da bu konuda kâfi olduğu iddiasında değiliz. Biz ancak meseleyi Türk tarihinin bütünlüğü içerisinde ele alarak bundan sonra yapılacak daha geniş araştırmalara yardımcı olmaya çalıştık. "Başlangıçtan Milli Mücadele Sonuna Kadar Türk Ortodoksları" konusunu incelerken; bilhassa "Dinler Tarihi ve Türk Kültür Tarihi" hakkında yayınlanmış yerli ve yabancı tetkikler ile müstakil çalışmaların mahsulü olan makaleleri gözden geçirerek bizi ilgilendiren hususları aldık. İlk devirler için arşiv vesikaları veya birinci elden kaynaklara inmemiz mümkün olmadı. Ama mümkün olduğu kadar matbu hale getirilmiş kaynak eserlere öncelik vermeye çalıştık. Son dönemlere yaklaştıkça Karamanlıca yazılmış eserler ile Karamanlıca eserlerden bahseden yabancı tetkikler öne çıktı…
******