Türk Müzeciliği

Yazar : Abdülhak Şinasi Hisar
İsbn : 9789750818899
Yayın Tarihi : Kasım, 2010
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 184
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Yky

Abdülhak Şinasi Hisar'ın edebiyat ve sanat bakımından kendine mahsus özgün bazı yanlarının bulunduğu hemen her çevre tarafından kabul edilir. Sırf onda gördüğümüz artistik, uzun cümle kombinezonları!.. Hikâyeden ve maceradan kaçmak, bilakis tahlil ve yorumu ön plana çıkarmak!.. Sanatını aktüel, toplumsal gündemden büsbütün bağımsızlaştırmak, onu bir nevi şiire dönüştürmek!.. Daha ötede de, kendi çocukluk zamanlarını geçmişin karanlık kuyularından çekip çıkararak, hiç bitmeyecekmiş gibi bir tesir bırakan ebedi zaman aynalarına onları aksettirmek vs. Abdülhak Şinasi Hisar'ın edebiyatımızdaki bu yaygın, kabul görmüş imajının dışında, daha farklı bir yanının olduğunu ortaya çıkarıyor bu eser: Hisar'ın Türk müzeciliğine olan ilgisini ve şimdiye kadar pek bilinmeyen müzecilikle ilgili yazılarını!.. Yani şimdiye kadar romanları ve Boğaziçi ile ilgili kitaplarıyla hatırlanan, mevcut İstanbul algılamasının teşekkülünde büyük bir payı bulunan Abdülhak Şinasi Hisar'ın böyle bir yanının bulunduğu pek bilinmez, ona bu yönü ile hemen hiç yaklaşılmazdı. Bu bakımdan elinizin altındaki kitapta yer alan yazılar okununca, onun Türk müzeciliği hakkındaki büyük birikimi ortaya çıkacağı gibi, Türk okuyucusu Hisar'ın daha farklı bir yanının bulunduğunun da farkına varacaktır. Belli başlı Türk müzecilerini ailevi yakınlık derecesinde tanımasına, müzecilik konusunda derin okumaları ve Türk müzeciliğinin gelişmesi doğrultusunda kendine mahsus önermeler geliştirmesi vs. Dolayısıyla Abdülhak Şinasi Hisar, 1930 başlarında edebi eleştiriler yazıp dururken, öbür yandan da dostu Ahmet Haşim'in ve annesinin vefatının ardından, asıl sanatının kapılarını aralayan Boğaziçi Yalıları ile Geçmiş Zaman Köşkleri'ne girecek metinleri yazmaya başlamışken, durduk yerde ve sanki birden bire müzecilik konusuna eğilmesi, onun açısından önemli bir gelişme değil midir?
******