Türk Mimarisi

Yazar : Prof. Suut Kemal Yetkin
Yayın Tarihi : Eylül, 1970
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 244
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : Bilgi Yayınevi

İndus nehrinden Atlantik denizine kadar uzanan uçsuz bucaksız ülkeler üzerinde yayılmış olan İslam milletlerinin mimari eserleri, hangi bölgede ve hangi devirde verilmiş, hangi milletin sanatçıları tarafından yaratılmış olursa olsun, aynı ailenin kişileri, aynı dilin lehçeleri gibi birbirlerine benzerler. Zaman ve mekan değişikliğine rağmen bu eserlerdeki program benzerliğini veren etken, her şeyden önce İslam dininin kuralları olmuştur. İslam ülkelerindeki mimarlık eserlerinin çoğunluğu, dini bir sanatın ürünleridir. Bu dini yapı sanatının ağırlık merkezini de cami teşkil eder. Cami, planını, toplu olarak kılınan namazın gereklerinden almıştır. Namaz saflar halinde kılınır. İlk safta namaz kılmak, Peygambere yakın olmak demektir. Bunun da sevabı büyüktür. Bu yüzden, ilk saf mümkün olduğu kadar sıkışık ve geniş tutulmuş, diğer saflarda da birinciye uyulmuştur. Hz. Peygamberin ilk safa verdiği önemi, hadis kitapları yazar. Böylece Medine' deki ilk camiin planı kendiliğinden belirmiş oluyor. İlk cami mimarları, Müslümanların dini düşüncesini taşla ifade etmekten başka bir şey yapmamışlar, peygamberin emrine uymuşlardır. Camilerin derin olmaktan çok geniş olması bundandır. Bazı Avrupalı oryantalistlerin ileri sürdükleri gibi, avluyu ilham eden Romalıların atrium'u olmamıştır. Avlu, geç kaldıkları için camiin içinde yer bulamayan Müslümanların namaza katılmalarını sağlamak ihtiyacından doğmuştur, Avluyu çeviren revaklar da, camiin düzenini bozmadan namaz kılanların durumlarını iyileştirmek yolunda bir denemedir. Peygamberimiz zamanında Medine camiinin doğu ve batı yönlerinde revaklar yok idiyse de, kıblenin Kudüs'e yönelmiş olduğu zamanlarda hem kuzey tarafında bir zulla (kapalı namaz yeri), hem de güney tarafında kapalı bir yer vardı ki buralarda namaz kılınırdı. Medine'deki camiden itibaren namaz kılınan çok sütunlu (hypostyle) salona, İslam dininin ilkelerinden doğan bir mekan anlayışının hakim olduğu böylece anlaşılıyor. Bununla beraber bu tarzın uygulanmasına, İslamlıktan önceki yapıların kolaylık sağlamış olması mümkündür...
******