Turgut Cansever

Yazar :
İsbn : 9755214232
Yayın Tarihi : Şubat, 2001
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 168
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Boyut Yayın Grubu
Bahsi Geçen : Turgut Cansever

Çağdaş İslam dünyasının geliştirmeyi denediği düşünce ve eylem yaklaşımları içinde radikal dinci bakış küçümsenmeyecek bir öneme sahip. Kapsamlı bir Batılılaşma ideolojisi geliştiren Türkiye'den Batılılaşma'yı reddetmeyi bugün bile umutsuzca sürdüren Suudi Arabistan'a ve dinin politik istismarını en aşırı biçimde yaşayan Pakistan'a dek her yerde İslami radikalizm kendi temsilcilerini bulmuştur. İran'daysa ödün vermez iktidarını yıllardan beri devam ettiriyor. Ancak, ilk bakışta verdiği yanıltıcı izleniminin aksine, dinci bakışın evrensel bir bütünlük gösterdiğini söylemek zor. Humeyni'nin fundamentalizmi Ziya ül-Hak'ın ucuz fırsatçılığına ne denli az benziyorsa, Müslüman Kardeşler'in tavrı da, örneğin Kral Fahd'ın dini içerikli tutuculuğuna o denli az benziyor. Bu çeşitlilik nedeniyle, İslami bakış açısı mimarlıkta yansımalar bulduğunda, ortaya konan düşünce ve ürünler de geniş bir yelpazelenme gösteriyor. Yelpazede yalnızca "İslami görüş" doğrultusunda ortaya konmuş yeni mimarlık ürünleri yok; geçmişin mimari üretiminin İslamcı açıklama ve değerlendirmelerini yapma denemeleri de büyük yer tutuyor. Sözgelimi, Harvard mezunu İranlı Seyyid Hüseyin Nasr yıllardır yalnız sanat ve mimarlığın değil, bilim ve teknolojinin bile İslami tarihsel açıklamalarını oluşturmaya çalışıyor. İsviçreli Müslüman sanat tarihçisi "İbrahim" Titus Burckhardt'sa, İslam dünyasında ortaya konan sanat ürünlerini İslam dogmasına dayanarak yorumlayıp anlamlandırmaya çabalıyordu. Öte yandan iki İranlı mimar Nadir Ardalan ve Lale Bahtiyar Tasavvufun ve özellikle de "İhvan-ı Safa" düşüncesinin mimarlıkta belirleyici olduğunu öne sürüyorlar. Ünleri belirli bir çevre içinde de olsa yaygın sayılabilecek bu adların dışında, kentsel strüktüre dinsel açıklamalar getirmeye uğraşanlar ve İslam dünyasının sınırsız çeşitlilikteki eski yerel konut geleneklerini İslam'ın saptadığı kurallar ve gündelik yaşam ritüeli tarafından yönlendirildiğinden söz edenler de var. Demek ki, kent ölçeğinden başlayarak, sanat yapıtı üzerinde yer alan herhangi bir bezeme öğesinin mikro-ölçeğine dek İslam dünyası içinde varolup gelişmiş her şeyin İslami açıklama ve yorumlarını yapmayı deneyenler vardır... Uğur TANYELİ
******