Tuna'dan Batıya

Yazar : İsmail Habib Sevük
İsbn : 9751700434
Yayın Tarihi : 1987
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 258
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Hültür ve Turizm Bakanlığı

Cumhuriyet gazetesinde "Avrupa yolundan notlar" adıyla bazan haftada bir iki tane, bazan daha seyrek, geçen yazdan bu yaz başına kadar hemen bir yıl uzayarak çıkan bu yazıların yarıya yakını yollarda iken, yarıdan çoğu da geldikten sonra yazıldı. Bir yazlık gezi, bir yıllık yazı; bu uzun sürüş orada iken gezişten, burada iken işten baş alamadığım için olacak. Bu dıştan gelen sebep yanında bir de içten gelen bir sebep var: Acele yazmamak. Yazan fazla vakit kazanmağa kalkarsa okuyanlara vakit kaybettirir! Sonra, tuhaf görülecek ama vaktimi en çok emen yazılanlardan ziyade yazılmayanlar oldu. Notlarım yazdıklarımdan, okuduklarım notlarımdan çoktu. Yazıya hazırlanış, yazıştan ve yazılmayacakları ayırmak yazılacakları dizmekten daha uzun sürdü. Hatta yazıp attıklarım bile belki yazılanlara yakındır. Bu, acı oluyor, fakat ölçüyü kaçırmamak için katlanılmak gerekti. Malumat vermenin tadile malumatçı görünmenin gülünçlüğü: Öncekinin tadına kapılmamağa çalışmayı okuyana karşı saygı borcu bildim. Yazının içine biraz öz koymak; bu, yazıyı uçup giden bir duman hafifliğinden kurtarır. Yazının dışına biraz hafiflik vermek; bu, yazıyı, taş gibi toprağa saplanmaktan esirger. Ne, toprakta, ne bulutta, bunu yapabildiğimi bilsem umduğuna eren bir kimse gibi sevineceğim. Bu çeşit gezginlik yazılarında iki yol tutulur; ya, sadece görüleni göstermek: Fakat insan gözü fotoğraf gözgüsü değildir; ya, yalnız içini yazmak: İyi ama masanın başında yazılabilecek şeyler için kıtalar gezmek neye gerek? Yaptığım iş ikisini birleştiriş te değil, kalemi kendi haline bırakıştır. Bu belki sitemcilik bakımından aksaklık olur. Ne yapalım, yazanın huyu: Olduğu gibi görünmek, bodurluk ta olsa peki; göreni yanıltarak görünmek, yükseklik te olsa hayır; aldanmışımdır, şüphe yok, fakat aldatmadım Bu yazıların önce gazetede çıkması iyi oldu. Okuyanlardan bir takımını ya söyledikleriyle, ya yazdıklarıyla tanımış oldum. Kimisi dokunduğum şeyleri kısaca geçiverişimden şikâyetçi. Anlatmıyor işaret ediyormuşum. Okuyanı bilen biliriz. Bilmeyene anlatacak kadar yayılaydım bilenin hakkını yemiş olurdum.
******