Tevfik Fikret ve Şermin

Yazar : Sermet Sami Uysal
Yayın Tarihi : 1973
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 111
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : İnkılap ve Aka Kitabevleri
Bahsi Geçen : M. Tevfik Fikret

Fikret, tek başına Türk edebiyatının kaderinde çok önemli rol oynamış olan bir sanatçıdır. Divan edebiyatı süresince (1300-1860), belirli kalıpların içine sıkışıp kalan şiirimiz, Tanzimatçılar (1860-1895) ile biraz feraha çıkar... Fakat Tanzimat dönemindeki şairler de çoğu zaman, Divan şiirinin köklü geleneklerinden kurtulamamışlardır. Ancak Serveti Fünun (1896-1901) edebiyatı döneminde, Fikret, Türk şiirini yalnız, dil, deyiş, vezin ve şekil yönünden değil, aynı zamanda ele aldığı konular ve işlediği temalar bakımından da Batı şiirine yöneltir. Bir beytinde, dini yönden de olsa insana verilen önem çok iyi belirtilmiş, fakat sonra insanın önemi, gücü ve kudreti konusunda şairlerimiz ilgisiz kalmışlar ve ancak Fikret, herşeyin "özü" olarak gördüğü insana eğilmiştir. Fikret için insan, güçlerin en "kudretlisi"dir. Onun yapmayacağı, yapamayacağı şey yoktur... Hatta dünyanın "insan emeği" ile cennete döneceğine bile inanır: Çünkü insana böylesine değer veren Fikret'in gözleri Batı'ya, yani bilime, tekniğe dönüktür. İnsan gücünü bilimden ve teknikten aldığı ölçüde kuvvetli olur. Hatta şu kara toprak bile o sayede "altın"laşabilir. Onun için de Fikret, "Haluk'un Amentüsü" adlı şiirini şöyle bitirir: "Bir gün yapacak fen şu siyah toprağı altın, Her şey olacak kudret, imanla... inandım." Demek ki Fikret, "bilim gücü" ile yalnız kara toprağın "altınlaşacağına" değil, her şeyin yapılabileceğine inanmaktadır... Onun için de insanı "Rabb-i mümkinat" (yaratılanların sahibi) olarak görür... Fikret'in bu görüşüne karşı çıkanlar ve hatta onu dini yönden suçlamaya kalkan "yobaz"lar bile olmuştur. Oysaki Kur'an-ı Kerim'de, Allahın; meleklerine: "Ben bir mahlûk yaratacağım, ona kendimden bir kudret bağışlayacağım' dediği bilinir...
******

Oktay Aras Kitaplığındaki M. Tevfik Fikret , Sermet Sami Uysal Kitapları (66)