Tevfik Fikret ve Devrim

Yazar : Mehmet Bayrak
Yayın Tarihi : Ocak, 1986
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 176
Ölçü : 13 x 19 cm
Yayınevi : Yorum Yayınları
Bahsi Geçen : M. Tevfik Fikret

Toplumdaki çelişkiler birikiminin en güzel örneklerindendir Tevfik Fikret. Kırsal kesimde, 19. yüzyıl görünümüyle feodal ilişkiler; kentte, küçük el sanayii ve yabancı burjuvazi egemen. Bu altyapı, doğal olarak üstyapıyı da biçimlendirecek: sıkı sıkıya dinsel dünya görüşüne, 1s1§.m ortaçağ değerlerine, ümmet yaşayışına ve uygarlığına bağlı, her türlü yeniliğe karşı kuşkulu ve direnici bir toplum. Sömürü, karabaskı, yoksulluk, cahillik, gerilik içinde çalkalanan bir ülke. Fikret, bildirisiyle, eylemiyle bu toplumun ve yöneticilerinin karşısına çıkmaktadır. Böyle bir ülkenin düşünen, yargılayan ozan için başka bir alternatif söz konusu olamaz. Bunun içindir ki Fikret, gerçek kişiliğini kazandıktan sonraki yaşantısını kavgayla, mücadeleyle geçirmiştir. Ve yine bunun içindir ki o, içinde bulunduğu toplum düzeniyle hiç bir zaman uyuşamamış, hep çatışmıştır. Bu yanıyla o, zamanının bir 'yalnız adam'ıdır. C. A. Kansu'nun deyimiyle; "örneklik bir yabancıdır, karabaskı yönetiminin özgür çocuğudur" o. Hiç bir sanatçı durup dururken ortaya çıkamayacağına göre -özellikle devrimci sanatçı-, Fikret de hiç yoktan 'özgür çocuk'luk, 'devrimci ozan'lık aşamasına varmamıştır. Fikret de belirli aşamalar geçirmiş ve bazı etkenler onu devrimci çizgiye sokmuştur. Bu etkenleri şöyle ce özetleyebiliriz: Fikret'in başkaldırısı ve devrimci özelliğinde; içerdeki kötü ortamla kendi iç yaşantısı, iç deneyleri ve iç bunalımları ile Fransız toplumcuları önemli rol oynamışlardır. Fikret, getirdiği devrimi toplumcu özle toplumsal düşünce tarihimizde bir dönemeçtir, bir itmedir. Fikret, içdevrimini gerçekleştirmiş ve kalemini, kellesini toplumcu kavganın emrine vermiş sayılı sanatçılarımızdandır. Onun, 1900'den sonraki "devrim bildirileri" bu konuda birer kilometre taşıdırlar. O dönem Türkiye toplumunun 'eleştirel tarihi'dir onlar. Bundan ötürüdür ki, Fikret'in bu sol şiirlerinin her biri uyuklamakla esnemek arasında bocalayan toplumu ürkütmüş, silkmiş, sarsmış ve yavaş yavaş uyandırmıştır. Zaten devrimci sanatçının görevi de, toplumu itebildiği ölçüde ileriye itmek değil mi?..
******

Oktay Aras Kitaplığındaki M. Tevfik Fikret Kitapları (59)