TCK. 142. Madde Düşünce Özgürlüğü ve Uygulama

Yazar : Doç. Dr. Bülent Tanör
Yayın Tarihi : Mart, 1979
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 152
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : Forum Yayınları

Kendini batı demokrasisi olarak tanıtan ülkeler arasında, "Düşünce özgürlüğü sınırlı mıdır değil midir?" sorusunun hala tartışıldığı ya da en çok tartışıldığı ülke hangisidir diye sorulsa, buna "Bu ülke Türkiye'dir" cevabını vermek yanlış olmaz. O kadar ki, bu satırların yazıldığı günlerde bile ülkenin Yüksek Mahkemelerinden biri (Anayasa Mahkemesi) bir kez daha bu sorunun cevabını vermek için çalışmalara başlamış durumdadır. Anayasa Mahkemesinin konuya getireceği ya da getiremeyeceği çözümler ne olursa olsun, düşünce özgürlüğü tartışmaları Türk siyasi ve hukuki hayatında daha uzun yıllar süreceğe benziyor. Bu kitabın amacı ve konusu birbirini tamamlayan iki soruya cevap aramaktan ibarettir. Birincisi, Anayasamız ve demokrasi anlayışı açısından düşünce özgürlüğü sınırlanabilir mi? ikincisi de, birinci soruya verilen cevabın ışığında, TCK. Md. 142'nin durumu nedir? Çalışmanın bütün bölümlerinde bu temel sorulara getirilmeye çalışılan karşılıklar iç içe işlenmişlerdir. Bu kitap bir bakıma, 1969 tarihli "Siyasi Düşünce Hürriyeti ve Türk Anayasası" başlıklı kitabımızın da savunduğu fikirlerin yeni ve somut olaylara bir kez daha uygulanması niteliğinde sayılabilir. Ama bu bir baskı değildir. Aradan geçen zaman, düşünce özgürlüğünün sınırsızlığını savunan yazarlar tarafından getirilen görüşlerin pek çoğunun cevapsız bırakıldığını göstermiştir. Ama aradan geçen zaman, gerek mahkemelerin gerekse "fikir suçları"nı savunan bazı yazarların, yukardaki görüşleri eleştirmeye yanaşmadıkları halde, hala düşünce özgürlüğünün sınırlı olduğu yolundaki eski görüşlerinde direndiklerini de gösterdi. Bu nedenle, öteden beri işlenen temel hataların bir kez daha sergilenmesine çalışmak, bunların eleştirisine girişmek gerekecek. Bu nedenle, son 10 yıllık uygulamayı da göz önüne alarak, eleştiri oklarını sivriltmek hakkımız ve ödevimizdir. Söze, çok yaygın bir anlayışın eleştirisinden başlamak mümkün: Anayasaya uygun düşünmek, zorunda mıyız? Ya da, yalnız Anayasaya uygun düşen görüşler mi açıklanıp savunulabilir ve yayılabilir?
******