Tarihi Türk Hanları

Yazar : İsmet İlter
Yayın Tarihi : 1969
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 121
Ölçü : 28,5 x 20 cm
Yayınevi : Karayolları Genel Md.

Karayolu ulaşımının hayvanla, arabayla yapıldığı çağların hatırasıdır hanlar. Türkler genellikle han adını kullanmışlardır. Küçüklerine han, büyüklerine de Sultan Hanları denmiştir. Bu sonuncular aynı zamanda, Sultanlar tarafından yaptırıldıkları için Sultan Hanı adını almışlardır. Kervansaray deyimi ise, yabancı dildendir, Farsçadır. Kervan ( Kar-ban ), işi koruyan anlamına gelir. Kervanların konakladıkları yapılara -biraz da mübalağalı olarak- Kervansaray denmiştir. Kervansaray adının dilimizde olması da yadırganmamalıdır. Karaman beyi Mehmet Bey'e kadar Selçuklu Devletinin dili farsça olduğuna göre, kendi malımız olan han adının yanında kervansaray adı da kullanıla gelmiştir. Türkler, Anadolu'yu yurt edinme çabaları ile beraber, başkentleri çevresinde ve ticaret merkezleri doğrultusunda, iyi bir karayolu ağı da meydana getirmişlerdir. Bu karayolu ağı boyunca, o zamanki taşıtların genellikle bir günde gidebilecekleri uzaklıkta (yaklaşık olarak 30-40 Km.) yolcuların ve kervanların barınabilecekleri hanlar yapmışlardır. Bu gelenek Osmanlılar zamanında da sürdürülmüştür. Fakat bugün han adı daha çok şehirlerdeki iş hanları için kullanılmaktadır. Hanlar, yol güvenliğinin sağlanmasında etkili idiler. Uzak ülkelerden gelen ticaret kervanları, yine uzak ülkelere korkusuzca, güvenle giderlerdi. Bir bakıma, bugünün akaryakıt istasyonları ve motelleri mahiyeti değişik olmakla beraber, hanların bir kısım görevini devralmış bulunmaktadır. Bununla beraber, hanlar ve kervansaraylar sadece kervanların bir süre için barınacakları yer olarak düşünülmemiştir. Hemen hepsi, eşkıya baskınlarına da karşı koyabilecek direnme merkezleri olarak tertiplenmiştir. Zamanı içinde ileri bir anlayışın eseri olan hanlar, birçok ihtiyaçların karşılandığı yerler oluyordu. Dileyenler mallarını buralarda pazarlıyor, handa bulunan nalbant, araba ve koşum takımları onarımcısı başka sanat erbabı gelip gecenin her çeşit ihtiyacını karşılıyordu. Hamamın bulunuşu da temizliğe verilen önemin işaretidir. Bazı sultan hanlarında, fukaraya vakıf gelirlerinden sıcak yemek verildiği de oluyordu. Fakirlerin giydirildiğini ve hastaların bedava tedavi edildiğini vakfiyelerden öğreniyoruz...
******İsmet İlter

Oktay Aras Kitaplığındaki İsmet İlter Kitapları (1)