Tarihi Çehreler Etrafımda

Yazar : Nahid Sırrı Örik
Yayın Tarihi : 1933
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 92
Ölçü : 13,5 x 20 cm
Bahsi Geçen : Nahit Sırrı Örik

Bu makaleyi yazmağa beni sevkeden kitap, (Les entretiens de l'impératrice Eugénie) ismini taşıyor. Muharriri olan M. Maurice Paleologue, son aylar içinde Fransız akademisine aza seçilmiş, lakin henüz mutat nutuklar ve merasime resmen kabul olunmamış bir edip - diplomattır. Bizans'ta saltanat süren eski Paleologue'ların nesline mensup denilen bu zat, Delcasse'nin muasır Fransa tarihine adeta yeni bir yol veren yedi senelik hariciye nazırlığında nezaretin faal bir uzvu olmuş, Sofya elçiliğinde ve siyasi işler umum müdürlüğünde bulunmuştur. Fakat cihan siyaseti sahnesine asıl çıkışı, büyük harpten bir müddet evvel St. Petersburg'a gönderilmesi ile başlar. Eserleri sayı itibariyle pek mühim değilse de, daima itina ve muvaffakiyetle yazmıştır; tasvirleri çok kuvvetli ve vakur bir üslubu vardır. (Büyük Harpte Çarların Rusyası) isimli ve üç kalın ciltlik kitabı, namını ve kaleminin kudretini bilhassa tanıttı. 1914 den 1917 ye kadarki Rusya hakkında en mühim mehazlardan birini teşkil eden bu eser, edebi kıymeti itibariyle de cidden yüksektir. Bundan hayli evvel, M. Paleologue'un iki yazısını daha okumuştum. Biri, (kırbaç) isminde bir büyük hikâye idi. Kendisini seven bir doktora nefret ettiği kocasını öldürtmek isteyen bir Slav kadınının karşısında bu biçare adamı, onun aşkıyla vazife hissi arasındaki elim mücadelesini gösteriyor, dekoru, felsefesi ve tahkiyesi itibariyle Paul Bourget'yi çok hatırlatıyordu. Diğer eser ise, Roma'ya ait bir takım tarih ve sanat duygularını muhtevi idi. İtalya'nın adına müebbet şehir· denilen payitahtında geçirdiğim sekiz dokuz ay içinde, en çok okuduğum kitaplardan biri, Paleologue'un sadece (Rome) ismini taşıyan bu kitabı olmuştu. Romanın enginliği baş döndüren o uzun tarihindeki zenginlikleri ve sinesinde taşıdığı sanat eserlerindeki tenevvü ve ihtişamı, hacminin mahdutluğuna rağmen bu eser kudretle anlatır. Paleologue'un hemen Bolşevizm'e kadar kaldığı Rusya'ya ait gördüğü ve düşündüğü şeyleri ihtiva edip edebi şöhretini bilhassa borçlu bulunduğunu söylediğim esere gelince…
******