Sultan "Abdülhamit II." ve Bu Günkü Muarızları

Yazar : M. Raif Ogan
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 78
Ölçü : 14 x 20,5 cm

"Peyami Safa"nın "Milliyet", gazetesinde "Objektif" başlığını taşıyan sütununda Ayşe Sultanın babası (Sultan İkinci Abdülhamid) e müteallik hatıralarını yayınlaması münasebetiyle iki yazısı çıktı. Yazıda başlıca Sultan Abdülhamid, Mithat Paşa ve Şair İsmail Safa merhumlar bahse mevzu yapılmıştır. Fakat ne yazık ki değerli muharrir tarihi hakikatleri arayacak yerde şahsi duygularının heyecanına kapılarak sevmedikleri aleyhinde yersiz hakaretleri, sevdikleri hakkında da gereğinden üstün övmeleri sıralamıştır. Baba sevgisini ve küçük yaşta babasından uzak kalmış olmanın ıstırabını uzun yıllardan sonra dahi muhafaza etmesi Peyami'nin ruh asaletine delalet etmekle beraber, şahıslar ve hadiselerin mahiyet ve hakikatlerini karilerine tahrif olunmuş şekilde arzına hak vermez. Bu haysiyetle "Şair-i maderzad"ın muharrir ve "mütefekkir-i maderzad" ve pek eski dostum olan oğlunun kendi hissiyat ve infialatını umumi efkara tarihi hakikatler olarak sunmasını ve bu arada (Sultan İkinci Abdülhamid) gibi bir tarihi şahsiyeti uluorta hakaretlere hedef kılmasını ve hele tarizlerini kızına kadar uzatmasını her şeyden evvel onun nezaheti kalemiye ve nezaketi mutadesine yakıştıramadığımı kaydetmeliyim. İkinci olarak, gerek vak'alar gerek şahıslar hakkındaki rivayet ve isnatlarının ehemmiyetli taraflarında hatalara düşmüş bulunduğuna dikkatini çekmeği de gerekli bulmuşumdur. Ben Prenses Ayşe'yi tanımadığım gibi, Sultan Abdülhamid ve mensupları ile de hiç bir muarefem yoktur. İki asrı aşan bir müddet içinde nesebi ve sülalesi belli bir Türk ailesinin çocuğu olarak baba ve cetlerim arasında sarayla en uzaktan rabıtası olmayan biriyim. Tahkikatım; ne muhterem Peyami gibi muhabbet ve nefrete, ne de herhangi bir alakaya dayanır. Tamamile tarafsızım. İçinde yaşadığım geçmiş devre müteallik olanlar müşahedatıma, geride kalanları tarih ve vesikalar sahifelerindeki araştırmalarıma dayanmaktadır. İhtimal ki benim de yanıldıklarım olmuştur. Ancak eğer yanlışa düştüğüm taraflar olmuşsa bunlar da herhangi bir infial ve heyecanın tesiri olmamıştır...
******