Sulara Giden Köprü

Yazar : Halit Fahri Ozansoy
Yayın Tarihi : 1939
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 203
Ölçü : 14,5 x 20 cm
Yayınevi : İkbal Kitabevi

Bu gece de uyuyamıyordu. Yatağında doğruldu, küçük kuştüyü yastığı ensesine doğru çekti. Yastık gene ona sıcak geldi. Derhal, elinin asabi bir hareketiyle yastığı çevirdi ve ağrıyan başım bir lahza serin bir yumuşaklığa gömdü. Ay, pencerenin ağır kumaşlı perdeleri arasındaki ince tüller içinden odaya süzülüyordu. Adnan ürperdi ve garip, yeşilimtrak bir ışık altında rüyalı bir deniz dibi aydınlığıyla parlayan aynada gölgesine baktı: bu siluet, bir tılsımla dondurulmuş bir Çin gölgesi gibi hareketsizdi. Daha dikkatle baktı: saçlarının beyazı, hafif ve ölgün, ay ışığı vuran aynadaki gölgede bile seziliyordu. Adnan'ın gözleri doldu ve gençliğinden beri geçen yılları düşündü: Şimdi tam kırk dört yaşında! Kırk dört yaş ve beyaz saçlar! Bu yaşa ne hasta bir gönülle, ne yalnız, ne kimsesiz giriyordu! Bundan sonra mı bu boşluk dolacak, bu hayat şenlenecekti? Hâlbuki zengindi, Filibeli yün ve pirinç tüccarı merhum Mansur Beyin oğlunu İstanbul'un dört bucağındaki kıskanarak seyrettiği insanlar gibi kendisi de sevse, çıldırsa bile bundan sonra ayni ateşle sevilebilecek mi idi? Bu son düşünce ile gözlerinden yaşlar boşandı. Ay sislenmiş, pencerenin tülleri kararmıştı. Ayna simsiyah bir çukurdu. Derinden, salonun asma saati hırıltılı bir çınlayışla ikiyi vurdu. Sonra odada çıt diye bir ses işitildi ve komodinin üstünde san bir ampul yandı. Adnan eğildi, komodinin gözünü çekti ve içinden blok şeklinde büyük bir defter çıkardı. Maçka'daki apartmanında bu defteri, böyle uyuyamadığı gecelerde, çocukluğuna, gençliğine ve yaşlılığına ait hatıralar ve dağınık duygularla doldurmuştu…
******