Söyleşiler

Yazar : Nurullah Ataç
Yayın Tarihi : 1964
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 402
Ölçü : 14 x 19,5 cm
Yayınevi : Türk Dil Kurumu

Edebiyat tarihinde örneği çok: amacı üstüne titreyen, yaptığına inanan, ülkücü bir yazar, değme yazarın gücünün yetmediği işleri başarabiliyor. Şinasi şiirde, oyunda, çeviride, denemede ortanın altında idi. Böyle iken sekiz yüzyıllık bir edebiyat anlayışına karşı çıkan bir devrimin önderi oldu. Ziya Gökalp güçlü bir yazar, özgün bir bilgin değildi. Şiirlerinin sanat değeri de Şinasi'ninkilerden üstün sayılmaz. Ama çağındaki Türk toplumunun sorunlarına çözüm yolu arama işini kendine amaç edindi. Ülkünün verdiği güçle bütün aydınları, içten inandığı, yürekten tuttuğu çığıra yöneltti. Devrinin yazarlarını, şairlerini, bilginlerini ardından sürükledi. Ataç, batıdaki anlamı ile bir eleştirmen değildi. Onun, Türk edebiyatının en kısır türü olan eleştiriyi, şiirin, hikâyenin, romanın Cumhuriyet devrinde eriştiği düzeye çıkarttığı söylenemez. Yine de ömrünün son yirmi yılında, eleştiri alanının tartışılmaz tek egemeni, ışık tutucusu oydu. Sevilsin sevilmesin, fikirleri beğenilsin beğenilmesin, 1930'lardan sonraki kuşakları onun kadar kökten etkileyen olmadı. Onun bir çığır açıcı, yol gösterici, fikir kımıldatıcı, iyi ile kötüyü ayırt edici olarak birleştiği Şinasi ile Gökalp'ten ayrı bir yanı da yar: Eski Osmanlı kültürü ile Batı kültürünü iyice sindirmiş olan, Avrupa'daki yeni akımları günü gününe izleyen, durmadan okuyan, düşünen, gelişen Ataç, çağının en güzel Türkçesi ile en iyi denemelerini yazdı. Onun çevresini kendi amacına kazanması, genç kuşakları inandırıp etkilemesi, yalnız kişiliği, yalnız ülküsüne içten bağlanışıyla değil, verdiği güzel örneklerle de oldu. Ataç kültür alanında gözü kapalı öykünmeye karşı idi. Eskilerin acemleşmeğe özenmelerini yerdiğince, belki daha çok, kimi yazarların frenkleşme eğilimlerini yerdi. Amacı batılı bir Türk kültürünün yaratılması idi.
******