Sonuncu Kadeh

Yazar : Refik Halid Karay
Yayın Tarihi : 1977
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 255
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : İnkılap ve Aka Kitabevleri
Bahsi Geçen : Refik Halit Karay

Adet etmişti: Her yıl Mayıs içinde havayı durgun, güneşli bulduğu bir gün, ikindi üzeri Beşiktaş'tan rastgele vapura biner, ta Kavaklar'a kadar gider, Rumeli kıyısında iner, epeyce yürür, önüne çıkan bir kır kahvesinde dinlendikten sonra iyi bir gazinoda akşam yemeğini yer, çok defa Vişnezade'deki konağına döner yahut keyfi isterse geceyi Tarabya sırtındaki döşeli dayalı, fakat boş duran iki küçük oda ve bir terastan ibaret kuş kafesi evinde geçirirdi. Başka zaman Boğaziçi'ne gitmez miydi? Kış yaz, gece gündüz en çok gittiği, sevdiği yer orası idi ama tek başına halka karışarak bu gezintiyi sadece bir defa yaz başlangıcında yapıyordu? Belki otuz, otuz beş yıl... Murad Naci şimdi 66 sına girmiş dinç bir yaşlıdır; çevik adımlarla dimdik yürüyen uzun boylu, yakışıklı, iyi giyinir, varlıklı bir adam. Kereste tüccarıdır ve büyük bir kereste şirketinin yarı hissesine sahiptir. Çoktandır işleri oğullarına bıraktığından kendisini büsbütün hava ve hevese vermiş, bol para harcayanlar arasında tanınmış, sevilmiş biri olmuştur. Babası da kereste işi yapardı; taşra tipi, fesine yalın kat abanı sarık dolayan ve akşamları evine öteberi taşıyan bir tüccar... Evlatlarına yol mal ve işlek bir ticaret evi bırakmıştı; onları iyi okutmuş, Avrupa'ya da göndermişti; ileriyi gören açıkgöz bir insandı. Murad otuzunda evlendi, çoluk çocuk sahibi oldu; metresler tuttu. Bu yaşında da çapkınlık hayatından tamamıyla çekilmiş sayılamaz, gözü hala kadındadır: Hiç bir gün yoktur ki, sokağa çıkarken güzelce bir kaç kadına rastlamak ümidiyle hafif bir heyecan duymasın. İşte bu 1956 Mayısında da alıştığı Boğaziçi gezintisine karar verdiği gün yine o ümidi ve hafif heyecanı duyuyordu. En mükemmel tabiat manzaraları, içine kadın karışmadıkça bu yaşlı gönlü kandıramıyordu; hele eve dönünce Murad'ın zihninde kalan renkler çarçabuk soluyor, mavi gök bulanıyor, yemyeşil korular tirşeleşiyor, coşkunca donanmış erguvanlar bile tellere takılıp kalan uçurtma kâğıtları gibi boyalarını atıyordu…
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Refik Halit Karay Kitapları (54)