Sonelerle Seneler

Yazar : Yusuf S. Mardin
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 80
Ölçü : 16 x 23,5 cm
Yayınevi : Ajans-Türk
Bahsi Geçen : Yusuf Mardin

Hiç unutmam, yıllarca önce, düzenlenen bir şiir toplantısında, gençlerden biri, "Şiir ve şiirleriniz konusunda düşüncelerinizi söyler misiniz?" diye bir soru yöneltmişti. Ayaküstü, kendisine, "Nasıl müzik sözlüklerde 'duyguları ya da hayalleri anlatmak için sesleri melodi, harmoni, polifoni gibi şekillerle düzenleme sanatı' diye tanımlanmışsa, şiir de 'vezin, kafiye, ses uyumu gibi duygulandırıcı öğelerle süslenmiş olup güzel imgeler taşıyan sanat, söz ve deyiş' olarak anlatılmıştır" dedikten sonra, Ahmet Haşim'in ağzından: "Şiir, bulutlu bir Ekim gününde, uzakta çalınan bir keman gibi olumlu hiç bir şey söylememekle beraber, bütün gücü, yakınlığı ve uzaklığıyla, sesleri ve bulutlarıyla, kuşları ve rüzgârlarıyla akla uğramadan doğrudan doğruya ruha giden bir dille anlatıyor" karşılığını vermiştim. Sözlerimin gönül kandırıcı olmadığını gencin bakışlarındaki belirsizlikten anladığım için, kendisine, konusu önceden belirlenmiş bir toplantıda böyle bir soruyu ele almanın yersizliğine ve zaten toplantı süresinin de yetersizliğine dikkatini çekerek, "Bekle! Şiirlerimi topladığım zaman bir önsöz yazar, düşüncelerimi ifade etmeğe çalışırım!" demiştim. Şimdi aradan uzun yıllar geçtikten sonra, Sonelerimi bir kitap halinde toplarken, sırf vermiş olduğum bu sözü tutmuş olmak için şiire dair bazı düşüncelerimi burada saptamaktan kendimi' alıkoyamadım. Şiir konusunda bugüne kadar çok şey söylenilmiştir. Amerikan Şairlerinden Carl Sandberg fanteziye kaçan tanımlamalarında, "Şiir insan dilinin son derece plastik gereciyle yoğurulan bir sanattır. Göç eden yaban ördeklerinin kararttığı gökyüzü, altın bir kurbağanın göbeğinde kaybolmuş aydan kopma gümüş pullar: şiirdir. Şiir gökkuşaklarının nasıl yapıldığını ve nasıl eriyip gittiğini anlatan yazı hayaletleridir. Şiir anlatılamayacak bir hızla ufuklarda belirsizleşen yaşam açıklamaları dizisidir" derken…
******