Son İmparatorluk Osmanlı

Yazar : İlber Ortaylı
İsbn : 9752634907
Yayın Tarihi : 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 205
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Timaş

Son İmparatorluk Osmanlı, bünyesinde onlarca ırkı, rengi, etnik kökeni, dili, dini, inancı ve kültürü harmanlamış erdemli bir medeniyeti inşa etmiştir. Bu uygarlık projesi, tevhit medeniyeti olan İslâm'ın bir neticesi olarak neşvünema bulmuştur. Dünya kültür ve medeniyet birikiminin son halkası olan Osmanlı, bir anlamda Abbasî, Endülüs ve Selçuklu birikiminin orijinal bir sentezidir. O halde Osmanlı'yı, tevhidi merkeze almayan diğer uygarlıklardan farklı kılan vasıflar nelerdir? Osmanlı bu kadar farklı ırk, din ve kültürü uyumlu bir şekilde nasıl bir arada tevhit içinde tutabilme ve yaşatabilme zeminini hazırlamıştır? Yaşadığımız zamanların erdemsiz sömürgeci uygarlıklarının da bu sorunun cevabını aradıkları bir gerçektir. Sorulan sualin cevabını, öncelikle Osmanlı'nın insana ve topluma karşı tutum ve tavrında aramak yerinde olacaktır. Nitekim bu toplumda, tarih boyunca Türklerin yanında başka milletler her daim var olmuş ve cemiyeti zenginleştirmişlerdir. Osmanlı kültür dokusu, tevhit toplumunu şekillendirmiştir. Ortaya çıkan mahsulün vasıf ve kalitesi, öyle bir hal almıştır ki, bazı zamanlarda Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman geleneklerinin birbirleriyle karışması sonucunda eşsiz bir numune hâsıl olmuştur. Bu numune içerisinde Hıristiyan tebaaya mensup bir kısım fertlerin Müslüman veli kabirlerini ziyaretleri garip karşılanmaz. Bu hal, toplum hayatında gerçekleştiği gibi, devlet hayatında da kendine yer bulur. Osmanlı'nın ortaya koyduğu bu bütünleştirici hayat tarzı, ana unsur Türklerin eseridir; dolayısıyla Türk devletinin tarihidir. Ancak ana unsurla birlikte şekillenen medeniyet, bugün için Osmanlı vârisi yirmiyi aşkın devlette yaşayan onu aşan milletin, çok dinli, çok dilli toplumların müşterek geçmişidir. Etnik kökeni birbirinden farklı unsurların oluşturduğu İmparatorluk, kan ve kabile anlayışıyla teşekkül etmemiş; 19. yüzyılın ırkçı ve milliyetçi fanatizmine dâhil olmamıştır. Klasik imparatorluklar gibi Osmanlı toplumu da, milletlerin iç içe olduğu bir toplum düzenini gerçekleştirmiştir. Din ve inanç alanında, başka imparatorluklarla karşılaştırılamayacak kadar hoşgörülü olan Osmanlı, bünyesinde barındırdığı bütün dinlerin din adamı ve dinî kurumlarına büyük saygı göstermiş ve onları muhafaza etmiştir. Devlet, ayin ve ibadet özgürlüğünü, vatandaşlarının faydası yönünde en uç alanlara kadar genişletmiştir…
******İlber Ortaylı