Siyasal Yaşamından Kesitlerle Nazım'ın Davaları

Yazar : Atilla Coşkun
İsbn : 9754061246
Yayın Tarihi : 1989
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 264
Ölçü : 16 x 23 cm
Yayınevi : Cem Yayınevi
Bahsi Geçen : Nazım Hikmet Ran

Cumhuriyet döneminin ilk kuşakları Nazım Hikmet'i tanırdı. Çünkü kitapları yayınlanıyor, kendi sesinden şiir plakları basılıp dinlenebiliyordu. Dahası, o yılların milli eğitimi, ders kitaplarında Nazım'a ve yapıtlarına yer veriyordu. Avrupa'da faşizmin yayılmasına bağlı olarak ülkemizde etkinliğini artıran otoriter tek parti yönetimi ve nihayet, "soğuk savaş" yıllarının McCarthy'ci uygulamaları, başta Nazım olmak üzere pek çok değerimizin yasaklanmasıyla geçti. 12 Mart ve 12 Eylül politikaları ise, bu yasakçı anlayışı pekiştirdiler. Hatta daha da ileri giderek, uygulamayı kitapların, belgelerin ve filmlerin yakılması boyutuna vardırdılar. Ve ne yazıktır ki, dünyanın 2000'li yıllara doğru yol aldığı şu günlerde, Ortaçağ karanlığından kalma bu politika hala gündemde bulunuyor. Nazım, Türk dilinin en büyük ustalarından biridir. Güçlü sanatçı kişiliği ve geniş ufkuyla ulusal kültürümüzü, halkların ve insanlığın ortak değerleriyle birleştirebilen evrensel bir sanatçıdır. Binlerce sayfayı bulan şiir, roman, oyun ve yazılarıyla dünya kültürünün yakından tanıdığı bir ulusal değerimizdir. Ama kendi ülkesinde yeterince tanınmıyor, bilinmiyor. Devletin kültür etkinlikleri, milli eğitimi, radyo ve televizyonu olabildiğince ambargo ve sansür uyguluyor. Her ne biçimiyle olursa olsun, adından söz edilmemeye çalışılıyor. Bundan özenle kaçınılıyor. Ama artık, Nazım'a veya siyasi düşünce ve inancı ne yönde olursa olsun, tüm sanatçılarımıza ve ulusal değerlerimize sahip çıkma yönünde doğru ve demokratik bir anlayış da giderek gelişiyor. Çünkü çağdaş gelişmeler ve demokrasi bilinci bunu gerektiriyor. Kuşkusuz bu gelişme, yasakçı-antidemokratik tutumları da yumuşatıyor, geriletiyor. Nazım Hikmet, komünist bir siyasi kimliğe sahipti. Ve tüm yaşamı boyunca, hiçbir sınıf ve zümrenin egemenliğinin olamayacağı, sınıfsız bir rejim için savaştı. İnsanlığın özgürce gelişebileceği bir dünyanın, ancak böyle bir rejimde gerçekleşebileceğine inanıyor ve bu yönde dinmek bilmeyen bir mücadele veriyordu. Daha da önemlisi, güçlü sanatçı kişiliğiyle etkili oluyordu. Onun bu özelliği, günümüze kadar uzanacak resmi bir yasağın pençesine düşmesine...
******