Sinan Bir Düşsel Yaşamöyküsü

Yazar : Abidin Dino
İsbn : 9789750708961
Yayın Tarihi : Kasım, 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 73
Ölçü : 16,5 x 22 cm
Yayınevi : Can Yayınları

Abidin Dino tüm yaşamı boyunca, Anadolu topraklarında boyatmış ozanlara, mimarlara, âşıklara büyük bir ilgi duymuş, yazılarında onları anmış, resimlerinde onlardan devraldığı özü dile getirmeye çalışmıştır. Ömrünün, kırk yılı aşan son dönemini yurdundan uzakta geçirirken de, bu toprakların sanatından da, sorunlarından da, insanından da, dilinden de kopmamıştır. Hitit'ten bu yana, Anadolu topraklarında ortaya çıkan tüm kültür ve uygarlıkların bir ürünüydü Abidin. Türk Anadolu'nun iki dehası vardı ki, onlara tutkusu bambaşkaydı. Bunlardan birincisi Derviş Yunus, ikincisi de Koca Sinan'dı. Yunus Emre için senaryo denemeleri yapmış, Sinan'ın sanatı üzerine bazı yazıları da dönem dönem dergilerde yayımlanmıştı. Ölümünden kısa bir süre önce Zeynep Avcı'ya verdiği elyazması, Sinan'ın düşsel yaşamöyküsüydü. Gerçekten de Abidin, bu metni sanki gözünü kapayıp, tarih içinde yolculuğa çıkarak yazmıştı. Sinan'ın yaşamıyla ilgili çok fazla bir bilgimiz olmadığı için, tutulacak tek doğru yoldu bu kanımca. Tabii, Sinan'ın mimarlığı üzerine bilimsel bir inceleme yapmıyorsanız. Abidin, 1987'de, Aptullah Kuran'ın Sinan'ını yayımladığımda, ciltlenmeyi beklemeden kitabı görmek istemişti. Aylarca Kuran'ın kitabını didik didik etmiş, notlar almış, büyük bir coşkuyla Sinan'ı sanki yeniden yaşamaya başlamıştı. Sinan'ın doğduğu, çocukluğunu yaşadığı topraklara yaklaşık 450 yıl sonra sürgün olarak giden Abidin, orada "Sinan'ın henüz çocuk ve Süleymaniye'nin henüz boy vermediği çağı" düşler: "Orta Anadolu'da bir köylü çocuk çamura bata çıka yürüyordu. Talas'ın bağları geride kalmış, Sinan, Derindere'ye yol almıştı. Aklından Hond Medresesi'nin kapı nakışlarını geçiriyordu. Bir gün, acep, daha iyisini yapabilir miydi? Niçin yapamasın, taş olduktan sonra her şey yapılır!" Sürgününden yaklaşık kırk yıl sonra da Paris'te, düşlediği ve Sinan'a yakıştırdığı yaşamı işte böylece sözcüklere dökmüştü Abidin. Bir roman değil okuyacağınız. Ama gelmiş geçmiş en büyük mimarlardan birinin, yüzyıllar sonra has bir sanatçı tarafından düşlenen ve bizlere anlatılan yaşamöyküsü. Ki hayali cihan değer.
******