Şiir ve Edebiyat Sohbetleri 2

Yazar : Nihad Sami Banarlı
Yayın Tarihi : Temmuz, 1982
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 280
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kubbealtı Neşriyatı
Bahsi Geçen : Nihat Sami Banarlı

Milletlerin edebiyatları, ortak medeniyetlerin; dilde, sanatta ve ideolojide iştiraki zaruri; fikir, kültür ve estetik değerlerine yüz çeviremezler. Medeniyetler, kabul edildikleri ülkelerde, çok kere, dilleriyle, kelimeleriyle; fikirleri ve fe1sefeleriyle; edebi nevileri ve şekilleriyle birlikte girerler. Girdikleri yerlerden de her medeniyette yaşayacak kudrete sahip, birtakım, dil, kültür ve sanat mirasları alırlar. Ancak, bu karşılıklı alışverişler, hiçbir milleti kendi milli zevkinden, milli mizacından, milli ve tarihi değerlerinden, kısaca, milliyetinden uzaklaştıramaz. Her millet, kendi dil, kültür, sanat ve medeniyet tarihinin, kendi zevkiyle işlenmiş miraslarını (bir soysuzlaşma felaketine uğramadığı müddetçe) muhafaza eder. Bunları muhafaza ettiği müddetçe de haysiyetli millet olma vasıflarını taşır. Türk sanat ve edebiyatı, müşterek İslam medeniyeti asırlarında, tabii bir tesir ve taklit devresi geçirmiştir. Bunun yanında, İslami Türk Edebiyatı, daha ilk anlardan başlayarak milli bir çehre takınmaya başlamış ve Türkler, yeni sanat dünyasına, aşağılık duygularına kapılarak değil, tam manasıyla yukarılık duyguları içinde girmişlerdir. Önce, dile girmesi zaruri kelimelerle, bu kelimeler hangi dilden gelirse gelsin, bir ses ve mana milliliği vermeğe başlamışlar; edebi eserlerini, Türk dilinin kendi milli yapısı, milli mimarisi içinde vermişlerdir. Yabancı dil ve yabancı kültür tesirlerinin hiçbirisi, hiçbir devirde, Türkçe'nin kendi milli, tarihi ve üstün mantıklı cümle yapısını değiştirememiştir. Bir dilin sesi ve mimarisi milli olduğu ve milli kaldığı müddetçe de, o dil, başkalarından ne ölçüde kelime ve terim alırsa alsın, mutlaka milli bir dildir. Çünkü milli dil, dar ve mahdut bir kelime taassubu değil, bir milli söyleyiş hadisesidir.
******