Seyyar Sergi İle Seyahat İntibaları

Yazar : Celal Esat Arseven
İsbn : 978975917362x
Yayın Tarihi : 2008
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 147
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Kitabevi

İnsanoğlunun yeryüzü hayatı bir sürgünle, diğer bir deyişle, zorunlu bir yolculukla başlar. Ne ki, bu dünya hayatı boyunca, yitirdiği cenneti bir türlü unutamaz. Hiç sökülmemecesine yüreğine yerleşen, ruhunun en derinlerinden kendini hep duyumsatan yitirilmiş cennet özlemi, onu, hep bu mutluluklar ülkesini aramaya, dolayısıyla hep yolculuğa yöneltir. Büyük usta Necip Fazıl'ın, "sema, deniz ve yeri, çepeçevre, iklim iklim dolaşmaya, gezmeye" çağırdığı şiirinde "dolaşma ve gezme" eylemini "kalp"le ilişkilendirmesi bir rastlantı değildir. "Gezme, dolaşma" bir sonuçsa, bunu gerektiren "kalp"tir, kalbin çağrısıdır. Bu çağrı öylesine güçlüdür ki, insanoğlu kolay kolay bağlanıp kalamamıştır bir yere. Bu nedenle, "Seyahatin Kültür Tarihi"ni yazan Löschburg'un, "Seyahatin tarihi, insanlığın tarihidir; bir parça dünya tarihidir." yargısına katılmamak mümkün değildir. Hana şöyle bile denilebilir: İnsanlığın tarihi, onun yeryüzündeki yolculuklarının tarihidir. Bu yargı da, en az birincisi ölçüsünde örtüşür gerçekle. Çünkü tarihin konuları arasına girebilecek önemdeki tüm bireysel ve toplumsal hareketler ya bir yolculukla birlikte yürümüştür ya da bir yolculuğu gerektirmiştir. Gerçek gezginler salt gezmek, görmek, öğrenmek, meraklarım gidermek amacıyla yollara düşenlerdir. Bunlar, "kalp"lerinin çağrısına, Necip Fazıl'ın diğer bir şiirinde tanımladığı gibi, "içteki bu azgın davet"e uyma yürekliliğini gösterebilen kimselerdir. "Şefaat ya Resulallah!" diyecek yerde, "Seyahat ya Resulallah!" diyen Evliya'mız, bu tür gezginlerin tipik örneğidir. Onun sözcük seçimini belirleyen de, sıradan bir dil sürçmesi değil, gerçekte, içinden gelen "azgın davete" uyma istek ve eğilimidir. Ne ki, insanı yollara düşüren başka nedenler de vardır. Hac gibi dinsel, elçilik gibi resmi görevler, savaşlar, ticaret ve keşif gezileri, bu nedenlerin en başında gelenlerdir. Nedeni ne olursa olsun, insanlar, yolculuk süresince yaşadıklarını, gördüklerini, öğrendiklerini diğer insanlarla paylaşma gereğini duymuşlar ve ortaya gezi yazıları, seyahatnameler çıkmıştır.
******