Şermin

Yazar : Tevfik Fikret
İsbn : 9756199741
Yayın Tarihi : 2005
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 73
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Kervan Yayınları

Tevfik Fikret 24 Aralık 1867'deİstanbul'da Aksaray'ın Kadırga Semtinde doğdu. 12 Yaşında anne ve babasını kaybetti. Bu tarihten sonra, yengesi ve anneannesi tarafından himaye edilmiştir. 1888'de Galatasaray Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Çok çalışkan bir öğrenciydi. Liseyi bitirdiğinde Hariciye Nezaretinde bir süre çalıştı. 1894'te Malumat gazetesinin kurucuları arasında ~'er aldı. Aynı yıl işinden ayrılıp Galatasaray Lisesi'nde Türkçe öğretmenliği yaptı. 1869 yılında Recaizade Ekrem Tevfik'i Servet-i Fünun dergisinin asıl sahibi Ahmet İhsan ile tanıştırır. Burada dergiyi düzene koyar. Hem içerik hem de sanatsal yönden batıyı tam anlamıyla taklide çalışan Servet-i Fünun döneminin hareketine Edebiyat-ı Cedide denmiştir. Bu ekolü oluşturanlar Tevfik'in yanısıra Halit ziya, Cenap Şehabettin, İsmail Safa, Mehmet Rauf, Samipaşazade Sezai, Hüseyin Cahit, Ahmet Şuayip, Hüseyin Sıyret gibi ünlü isimler bulunuyordu. 1900 yılında ilk kitabı Rubab-ı Şikeste (kırık saz) yayımlanır. Ancak, bir yıl sonra bir çevirisi yüzünden Serveti Fünun kapatılır. 1902 ve 1905 yılları arasında kız kardeşini ve babasını yitirir. Üzüntüye boğulur. Aynı yıl babasından kalma evini satarak Rumeli hisarındaki evde taşınır ve ölünceye kadar burada yaşar... 1908'de Meşrutiyetin ilan edilmesini Doğan Güneş isimli şiirleriyle karşılar. 1912'de Mehmet Akif tarafından Süleymaniye Kürsüsü adlı şiiriyle Protestanlara benzetir. Bu şiir aslında Tevfik Fikret'in iki ay öncesinde yazdığı Han-ı Yağma adlı şiirine karşılık bir misillemedir. 1914'te sağlık açısından sorunları çıkar, Balkan ve Trablusgarp savaşlarından çok yorgun çıkan Osmanlıların Almanların yanında savaşa girmesini desteklemez. İttihatçılar ile arası gittikçe açılır. Tevfik Fikret yaşamı boyunca halkının çıkarlarını savunmuş ilerici, demokrat bir şairimizdir. Yaşadığı dönemdeki egemen sınıf politikacılarının, devlet adamlarının dönekliklerini, ihanetlerini, ikiyüzlülüklerini görmüş, var gücüyle direnmiş bunlara direnmiştir. İstibdat döneminin çok büyük baskısı altında ezilen halkın haykıran sesi olmuştur.
******