"Şehrime Ulaşamadan Bitirirken Yolumu..." Nazım ve Vera, Moskova'dan İstanbul'a

Yazar :
İsbn : 9789750813665
Yayın Tarihi : Ocak, 2008
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 160
Ölçü : 16,5 x 24 cm
Yayınevi : Yky
Bahsi Geçen : Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet'in eşi Vera Tulyakova'nın ölümünden birkaç yıl sonra, kızı Anna Stepanova'yla birlikte arşivini inceleme görevini üstlendik. Vera'nın yıllar yılı sakınıp koruduğu bu arşivde çalışmaya başladığımızın ilk günüydü. Anna önce 60'lı yıllardan kalma küçük bir seyahat çantası getirdi. Heyecanla açtık kapağını... Bu, bir seyahat çantasından ziyade, Nazım Hikmet'in "Saman Sarısı"nda söylediği gibi, "bir gömün dibinde gümüş kakmalı bir sandıktı". Bir bir çıktı Nazım'ın Polonya pasaportu, seyahat, evlilik, ölüm belgeleri, Vera'ya yazdığı şiiri, fotoğraflar ve bazı mektuplar... Bir hayat, bir "koca dünya" açılıvermişti önümüzde! Arşivi incelemekteki amacımız önceleri, neyin ne olduğunu anlamak ve Türkçe belgeleri belirlemek, tasnif etmekti. Çalışmanın son günlerinde ise Anna Stepanova, bu kez içinde Nazım'ın giysilerinin özenle saklandığı eski kahverengi bir bavul getirdi. Ve zamanla, su yolunu buldu; bu kataloğu doğuran "Şehrime ulaşamadan bitirirken yolumu ..." Nazım ve Vera, Moskova'dan İstanbul'a sergisinin düşünce yolu açılmış oldu. Leipzig' den yazdığı şiirdeki "uzak, büyük, iki şehir"den biri olan İstanbul'a hasreti, ne yazık ki hiç dinmedi Nazım Hikmet'in, insanlarının ona olan hasreti de... Bu sergiyle olanaklar elverdiğince, Nazım Hikmet'in Moskova'daki son yıllarının dünyasını, büyük ustanın insanlarına hasret gittiği İstanbul'da, İstanbullularla buluşturmaya çalıştık. Nazım Hikmet ve Vera'nın birlikte yaşadığı evde bulunan eşya ve belgelerin sergilenmesi genel ilke olarak kabul edildi. Sergide Vera'nın kullandığı, Nazım'ın etkisini taşıyan bazı giysi ve eşyalar da yerini aldı. O eşyalar ki, ak yakalı kara paltodaki "kocaman sedef düğmeler" gibi, Nazım Hikmet'in sanatının da içine girmişti. Nazım Hikmet' in evdeki varlığı, 5 Haziran 1963'te toprağa verilmesinden sonra da hep korundu. Bu nedenledir ki, daha yakın tarihli bazı belge ve eşyaların da sergilenmesine karar verildi. Geçmiş yıllarda, Vera Tulyakova'nın armağan ederek kocasının "memleketi"nde, Türkiye'de bulunmasını sağladığı eşya ya da resimlerin bir kısmı da sergiye dahil edildi.
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Nazım Hikmet Ran Kitapları (142)