Şehirler ve Kentler

Yazar : Mehmet Ali Kılıçbay
İsbn : 9753820348
Yayın Tarihi : 1993
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 165
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Gece Yayınları

Kavramların birçoğunu, onları oluşturan ve yoğuran, değiştiren, harmanlayan, yeniden yaratan tarihten soyutlamak, kesitlerini almak geçmişi bugünün, hatta sadece bugün durulan yerin aynasında görmeye yol açmanın yanı sıra, mekânın eklediği farklılıkları da algılamaya engel olur. Hele bu kavram "kent" gibi, zaman ve mekân içinde sonsuz bir çeşitlilik arzediyorsa, bu tutum anlamayı değil de, anlamamayı davet eder. Önce Modern çağın şafağında İtalya'da çifte kayıt sistemine dayanan muhasebenin icadıyla başlayan, sonra da koleksiyoncular ve doğabilimciler tarafından geliştirilen ve nihayet modern devlet örgütlenmesiyle zirvesine çıkan sınıflandırma aslında çok temel bir yanlışa dayanmaktadır: bir birin başka bir birle özdeş olduğu. Aritmetiği de mümkün kılan bu aksiyom, benzeşmenin maksimumunun peşinden koşmaktadır, ama maksimum benzeşme asla özdeşlik değildir. Bu noktadan itibaren sorunlar çıkmaktadır. Benzeşen, ama aynı olmayan birimler aynı kategori içinde sınıflandırılmaktadır. Bunun üzerine, insanların çoğu için geçerli olan yüzeysel düşünme yöntemlerinden biri olan nominalizm binince, sorun katmerlenmektedir. İnsanların çoğu ne yazık ki itibari (nominal) yaklaştırmalar olan adların özdeşliğinden, bu adları taşıyan nesnelerin özdeşliğini çıkarsamaktadırlar. Bu durumda benzeşme spectrumları seyrek olan nesnelerin aynı kavramsal kategori içinde bir araya getirilmeleri, onların zihinlerde yapay olarak bir ve aynı sayılmalarına yol açmaktadır. "Kent" adı verilen kavramsal kategori yukarıdaki sakıncaları en fazla taşıyanlarından biridir. Aslında limitte, bu çerçeve içinde bir araya getirilen yerleşim yerlerinin tarımsal üretimin ağır basmadığı bir ekonomiye sahip olmaktan başka sabit bir ortak özellikleri de yoktur. Bu açıdan her kentin bizatihi bir tür olduğu veya her kentin sui generis olduğu söylenebilir. Ancak bu da diğer uca savrulmak olacağı için, bu spekülatif akıl yürütmenin de fazla bir yararı yoktur. İnsanlar kent kurmaya başladığından itibaren bu olguyu tanımlamaya çalışmışlardır...
******