Seçme Rubailer

Yazar : Asaf Halet Çelebi
İsbn : 9758274627
Yayın Tarihi : Eylül, 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 112
Ölçü : 13 x 21 cm
Yayınevi : Hece Yayınları

Harid şekli bakımından olduğu kadarı temas ettiği mevzulara göre de bir ayrılığı, hususiliği olan Rumi daha çok İran edebiyatına has olan şiir nevilerinden biridir. İran edebiyatından mülhem olan Türk ve Urdu edebiyatlarında da bu nev'in numunelerine tesadüf etmek mümkün olmakla beraber, bu alaka hiçbir zaman Rubainin İran şairleri arasındaki mevkii kadar mühim olamamıştır. Hatta daha çok sonraları, İslam dünyasında fatih mevkiinde olan Arap unsurunu bile içine alan yeni bir İran medeniyeti doğarken, bu hava içinde, bazı Arap şairleri bile pek nadir bir zevkle bu hususi nev'e özenmişlerdi. Hatta bunların arasında İran şairlerini taklit etmek isteyenler bile bulunmuştu; fakat bu hal Arap şairlerinden daha ziyade ara sıra Arapça şiirler de söylemek isteyen İran şairlerinde görülüyordu. Türkçede Rumi'ye gelince, KADI BURHANÜDDİN müstesnai daha pek çok sonraları, Osmanlı edebiyatının İkinci Süleyman/ı takip eden devrelerinden itibaren zamanımıza doğru gittikçe ziyadeleşen Rubai söyleme merakı göze çarpmaktadır. Bilhassa HALETI, daha sonra GALİP DEDE bu nev'ide çok muvaffak olanlardan iki şairdir. Devrimizde ise çok iyi Rubailer söyleyen YAHYA KEMAL BEYATLI ile HAMAMİZADE İHSAN'ı da gösterebiliriz. YAHYA KEMAL'in bildiğimiz rubailerinden başka ağzından işittiğim tercüme rubaileri de asılları kadar, belki asıllarından da güzel şeylerdi. Bundan başka zamanımızda çığır açan yeni şairler arasında çok mümtaz bir mevkii olan dostumuz ORHAN VELİ'nin de pek çok muvaffak olduğu Mevlana rubailerinden birkaçının rubai veznindeki nefis tercümelerine de işaret etmek ıazım.1 Tabii rubai deyince bunların tercümelerinin de o vezinle yazılmış, o havayı veren şeyler oluşunu kastediyorum. Yoksa başka vezinlerle yapılan tercimeler benim zevkime göre, hatta mensur terce-meler kadar olsun muvaffakıyet kazanamamıştır. Mademki rubainin kendine has bir vezni vardır, o vezinle ü1fet etmiş ve o zevki tatmış olanlara göre onu başka şiirlere has kalıpların içinde görmek, yadırgamaktan daha nahoş bir tesir bırakıyor. Nesirde nazma ait şekiller olmadığı için hiç olmazsa daha rahat ve serbest bir halde mefhumunu öğreniyor ve şiirin iç havasına dalabiliyoruz.
******